Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/29305 E. 2015/36188 K. 10.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/29305
KARAR NO : 2015/36188
KARAR TARİHİ : 10.12.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, dava dışı …’nun davalıya verdiği borç para nedeniyle davalı aleyhinde icra takibi başlattığını, kendisinin de icra dosyasındaki alacağı …n’dan temlik aldığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, icra tikibinde bulunan dava dışı …’nun kendisine olan borcunu banka havalesi yoluyla ödediğini, …’ndan borç para aldığı hususunun doğru olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki davada, dava dışı 3. şahsın davalıya borç para vermesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu ve kendisininde icra takip dosyasındaki alacağı temlik aldığını ileri sürerek dava dışı 3. şahısla davalı arasında var olduğunu iddia ettiği temel ilişkiye dayanmıştır. Davalı ise kendi alacağının ödendiğini savunmuştur. Davalı temel ilişkiye dayalı olarak kendi akidine ve alacağı temlik alan davacıya karşı bu defiyi ileri sürebilir. Davacının dayandığı banka dekontları banka havale dekontları niteliğinde olup, banka dekontlarında paranın davalıya ödünç olarak verildiğine dair bir açıklama bulunmamaktadır. Havale karine olarak borç ödeme vasıtası niteliğinde olup, havale dekontunda yer alan miktarın karşı tarafa borç olarak gönderildiğinin yasal delillerle ispatlanması zorunludur. Havale dekontunda paranın davalıya borç olarak gönderildiği yazılı olmadığından bu paranın davalıya borç olarak gönderildiği kabul edilemez. Davacının dayandığı havale dekontu yazılı delil başlangıcı niteliğinde de değildir ve olayda miktar itibariyle tanık dinlenemez ve tanık beyanlarına dayalı olarak hüküm tesis edilemez. Mahkemece, davacının alacağın varlığını ispat edemediği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 168,75 TL harcın istek halinde iadesine, 10/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.