Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/30515 E. 2016/7915 K. 17.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/30515
KARAR NO : 2016/7915
KARAR TARİHİ : 17.03.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinin borçlunun itiraz etmemesi nedeniyle kesinleştiği, borçlunun, takibe konu borcun banka havaleleri ile ödendiğine dair iki adet dekonta dayanarak takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır.
Başvuru bu hali ile İİK’nun 71/1. maddesine dayalı itfa iddiası olup, anılan madde uyarınca borçlu, “takibin kesinleşmesinden sonraki devrede” borcun ve fer’ilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini “her zaman” icra mahkemesinden isteyebilir. Bu istemin kabul edilebilmesi için itfa şikayetinin İİK’nun 71. maddesinde açıklanan nitelikte bir belge ile veya alacaklının kabul beyanıyla kanıtlanması zorunludur.
Somut olayda borçlu taraf, 16.06.2004 tarihli 5.500,00 TL bedelli ve 17.06.2004 tarih ve 4.500,00 TL bedelli iki adet banka dekontu sunmuş; alacaklı taraf 4.500,00 TL ödemeyi kabul etmiş, ancak 5.500,00 TL’lik dekonttaki ödemenin alacaklının bizzat kendisi tarafından Malatya’dan kendi hesabına yapılan havaleye ilişkin olduğunu, dekont arkasındaki “5.500.000.000 TL … tarafından yatırılmıştır” ibarelerinin banka görevlileri tarafından yazıldığını, banka müdürünün eylemi dolayısı ile şikayette bulunduklarını beyanla, bu ikinci ödemeyi kabul etmediği, kabul edilmeyen 16.06.2004 tarihli 5.500,00 TL miktarlı bu dekontta “nakit yatan” ibaresi olup, takip konusu alacak veya borca atıf da yapılmamış olduğu görülmektedir.
O halde, mahkemece, borçlunun isteminin alacaklı tarafça kabul edilen 4.500,00 TL ye ilişkin olarak kısmen kabulü ile yetinmek gerekirken, İİK’nun 71. maddesi kapsamında olmayan belgeye dayanarak yapıldığı ileri sürülen, ancak alacaklı tarafça kabul edilmeyen 5.500,00 TL’sine ilişkin itfa itirazının kanıtlanmadığı dikkate alınıp istemin bu bölümünün reddine karar vermek gerekirken, bu dekontta belirtilen tutarı da kapsar biçimde itfa itirazının tümden kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.