Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/4229 E. 2015/5731 K. 12.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4229
KARAR NO : 2015/5731
KARAR TARİHİ : 12.03.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından limit ipoteğinin tahsili amacıyla, ipotek senedine dayanılarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ipotek verenin mirasçıları ve asıl borçlu hakkında ilamlı icra takibi başlatılmış olup, ipotek veren şikayetçi, hesap özetine itiraz edildiğini, (6) örnek takibin banka tarafından yapılabileceğini, temlik alan … ve …Döküm Metal San. Tic. Ltd. Şti. tarafından ipotekli takip yapılamayacağını, asıl borçluya hesap özetinin gönderilmediğini bildirerek takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece tüm şikayet ve itirazların reddine karar verilmiştir.
Şikayete konu takip dosyası incelendiğinde; takip dayanağı genel ticari kredi sözleşmesinin banka ile asıl borçlu Kalender Kimya San. Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlendiği, … ve …Döküm Metal San. Tic. Ltd. Şti.’nin ise müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu, 23553 yevmiye nolu ve 19/10/2006 tarihli limit ipoteğinin asıl borçlunun bankadan kullandığı ve kullanacağı kredilerin teminatı olarak verildiği, 27/03/2014 tarihli temlikname ile kredi sözleşmesinden kaynaklı asıl borçlu Kalender Kimya San. Tic. Ltd. Şti. üzerindeki alacağın 242.599 TL’sinin, bunu teminat altına alan ipotekle birlikte … ve …Döküm Metal San. Tic. Ltd. Şti.’ne temlik edildiği, şikayetçi borçluların ise ipotek veren Satı Kalender’in mirasçıları olduğu anlaşılmaktadır. Görüldüğü üzere ipotekli takibi yapan alacaklılar, takibe konu alacağın doğduğu kredi sözleşmelerinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatını taşımaktadırlar. Bir başka anlatımla alacaklı olarak takibini yaptıkları alacağın aynı zamanda borçlusu durumundadırlar. Bu durumda kefalet nedeniyle yapılan ödemeler dolayısıyla diğer borçlulara ancak ilamsız takip yoluyla rücu edebilirler. İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapma hakları bulunmamaktadır.
O halde mahkemece şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.