Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/13263 E. 2015/16757 K. 16.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13263
KARAR NO : 2015/16757
KARAR TARİHİ : 16.06.2015

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 30.03.2015 tarih ve 2015/4929-7630 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçinin, dava dışı … ‘in ihaleye katılımının ihale alıcısı tarafından tehdit edilerek engellendiğini, bu olaya …’ın tanık olduğunu ileri sürerek ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetçinin bildirdiği tanıklar dinlenmeden ihalede herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
İİK’nun 134. maddesinin 8. fıkrası, ihalenin feshini talep eden ilgilinin fesih nedeni olarak gösterdiği yolsuzluk sonucunda kendi yararının çiğnenmiş olduğunun ispatı gerektiğini açıkça hükme bağlamıştır. Bu hükmün amacı ihalenin kesinleşmesinin gereksiz şikayetlerle engellenmesinin önüne geçmektir. İhale bedelinin ihale konusu malın tahmini değerinin üzerinde satılması halinde kural olarak şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığı sonucuna varılabilir. Ancak her ihalenin feshi isteminin bu gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru değildir. Örneğin, borçluya kıymet takdiri tebliğ edilmemiş veya borçlunun ihaleden önce süresi içinde usulüne uygun şekilde icra mahkemesinde kıymet takdirine itiraz etmiş olması şartı ile malın tahmini değerinin düşük olduğu sebebiyle ihalenin feshi talep edilmiş ise, ihale bedelinin tahmini bedelden yüksek bulunması tek başına şikayetçinin ihale dolayısı ile zarara uğramadığını göstermeye yeterli değildir.
İhalenin kanunun emredici hükümlerine ve kamu düzenine aykırı olarak yapıldığı durumlarda şikayetçinin, ihalenin feshini istemekte kişisel yararı olduğunu ispat edemese dahi ihalenin feshine karar verilmesi gerekir. Bu hallerde ihalenin feshinde kamunun da yararı bulunmaktadır. İİK’nun 134/2. maddesi, Borçlar Kanunu’nun 226. (TBK 281) maddede düzenlenen hukuka ve ahlaka aykırı yollara başvurularak ihalenin yapılması halinde her ilgilinin ihalenin feshini isteyebileceğini düzenlemektedir. İhaleye fesat karıştırıldığının tespiti durumunda yukarıda belirtilen ilke ve kurallar uyarınca ihalenin, malın tahmini bedelinin üzerinde satılması halinde dahi ihalenin feshi gerekir.
Mahkemece, şikayete konu fesat iddiası konusunda şikayetçinin bildirdiği tanıklar dinlenilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Şikayetçinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 30.03.2015 tarih ve 2015/4929 E., 2015/7630 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 16.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.