Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/7262 E. 2015/7166 K. 10.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7262
KARAR NO : 2015/7166
KARAR TARİHİ : 10.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı kurumun düzenlediği hizmet ihalesini kazanarak davalı ile sözleşme imzaladıklarını, edimini layıkıyla yerine getirdiğini, ancak davalının sözleşmeye ve 5510 sayılı yasanın 81/1-1 maddesine aykırı olarak hakedişlerinden kesintiler yaptığını, yapılan kesintilerin tahsili için yaptığı icra takibinede haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile itirazın 2.810,03 TL ana para ve 614,48 TL işlemiş faiz yönünden iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki davaya konu icra takibinde 3.335,86 TL asıl alacak 728,96 TL işlemiş faizin toplamı olan 4.064,82 TL’nın tahsilini istemiş bulunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda asıl alacak 2.810,03 TL işlemiş faizi ise 614,48 TL olarak hesaplamıştır. Ne varki bilirkişi işlemiş faiz hesabını kesinti tarihlerinden itibaren yapmıştır. 6098 sayılı Boraçlar Kanunun 117.maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit duruma düşer. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise faize ancak icra takip tarihinden, icra takibi bulunmuyorsa dava tarihinden itibaren hükmedilebilir. Dava konusu olayda, davacı, davalı kuruma giriş kaydı bulunmayan 18.03.2013 tarihli yazı ile davalıdan kesintinin tahsilini istemiş, davalı ise 29.03.2013 tarihli yazısı ile red cevabında bulunmuştur. Bu durumda davalının ancak 29.03.2013 tarihinde temerrüde düştüğünün ve davacının ancak bu tarihten itibaren faiz isteyebileceğinin kabulü gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek kesinti tarihlerinden itibaren faiz hesaplaması yapan bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının 1.bendinin bütünüyle karardan çıkartılarak yerine aynen (davalının Ankara 32.İcra Müdürlüğünün 2013/9015 esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının 2.810,03 TL asıl alacak yönünden iptaline, 2.810,03 TL’na 29.03.2013 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine) söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 10.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.