Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/6941 E. 2015/17024 K. 18.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6941
KARAR NO : 2015/17024
KARAR TARİHİ : 18.06.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından 3 adet bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borçluların, takibe konu senetlerdeki imzasına itiraz ettiği, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
İİK’nun 170/a maddesi gereğince icra mahkemesi, müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyla, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re’sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir. Buna göre borçlunun İİK.nun 168.maddesinde yazılı yasal 5 günlük sürede borca yada imzaya itiraz etmesi veya zamanaşımı itirazında bulunması durumunda, takip konusu belgenin kambiyo senedi vasfını haiz olmadığının ve dolayısıyla alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunmadığının tespit edilmesi halinde, diğer itiraz nedenleri incelenmeksizin İİK’nun 170/a maddesi uyarınca re’sen takibin iptaline karar verilmesi gerekir.
6102 Sayılı TTK’nun 776/1-e maddesi gereğince bonoda lehtarın ad ve soyadının yazılı olması zorunludur. Lehtar, gerçek veya tüzel kişi olarak bonoda gösterilmez ise dayanak belge bono olarak kabul edilemeyeceğinden, TTK’nun 776/1-e maddesinde öngörülen koşulları taşımayan bu belge nedeniyle borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü yolla takip yapılması mümkün değildir.Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, lehtarın ünvanının eksik olarak bonoda ifade edilmesi ve lehtarın hükmi şahsiyetinin bulunduğunun ciro şerhinden anlaşılması halinde, yukarıda açıklanan kuralın tamamlanmış olduğunun kabulü gerekir. Bu ilke Hukuk Genel Kurulu’nun 14.03.2001 tarih ve 2001/11-199 esas, 2011/244 sayılı kararında da vurgulanmıştır.
Somut olayda, takip dayanağı 9.000 TL bedelli, 02.08.2012 tanzim, 22.10.2012 vade tarihli bononun lehtar hanesinde “…” yazılı olduğu, ilk cironun ise “… ” olarak gösterildiği görülmektedir. Bu durumda; takibe konu edilen senette lehtar hanesinde yazılı olan firmanın gerçek ya da tüzel kişiliği olmadığından anılan bono kambiyo senedi vasfını taşımamakta olup, mahkemece verilen takibin iptali kararı söz konusu bono yönünden doğru ise de; Kambiyo vasfı tam olan takip konusu diğer senetler yönünden, İİK’nun 170/3. maddesi uyarınca, mahkemece borçlunun imzaya itirazının kabulü nedeniyle takibin “durdurulması” yerine “iptaline” karar verilmesi isabetsiz olup, anılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … İcra Hukuk Mahkemesinin 25.11.2014 tarih ve 2013/60 E.- 2014/58 K sayılı kararının hüküm bölümünün “2” nolu bendinde yer alan “TAKİBİN İPTALİNE” ifadesinin karar metninden çıkartılmasına, yerine “takibin 9.000 TL bedelli, 02.08.2012 tanzim, 22.10.2012 vade tarihli bono yönünden İPTALİNE; 4.700 TL ve 8000 TL bedelli bonolar yönünden ise DURDURULMASINA ” ifadesinin yazılarak kararın düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.