Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/7012 E. 2015/17000 K. 18.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7012
KARAR NO : 2015/17000
KARAR TARİHİ : 18.06.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyiz konusu edilen tedbir kararı icra takibinin geçici olarak icra mahkemesince durdurulması kararı olup anılan karar HMK’nun 389 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati tedbir niteliğinde bulunmadığından temyizi kabil değildir.
İcra mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği özel hükümlerle ve genel olarak da İİK’nun 363. maddesinde birer birer açıklanıp gösterilmiştir. Bunların dışında kalan mahkeme kararları kesindir. Yargıtay’ca incelenmesi istenen karar bu maddelerle tespit edilen kararlar arasına girmeyip kesin nitelikte bulunduğundan temyiz dilekçesinin (REDDİNE),
2-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi:
Borçlu aleyhine başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte alacaklı, borçlu şirket adına yapılan borca itirazın yetkisiz kişilerce yapıldığını ileri sürerek itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurmuş; mahkemece yapılan inceleme sonucunda istemin kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda her ne kadar mahkemece 12.11.2014 tarihli tensip tutanağının “1” nolu bendinde istemin duruşma açılarak incelenmesine karar verildiği, “3” nolu bendinde de davanın “itirazın kaldırılması” olarak nitelendirildiği ve “6” nolu bendinde dava dilekçesinin borçluya tebliğine karar verildiği görülmekte ise de; duruşma gün ve saatini içerir tensip tutanağına ilişkin tebligatların her ikisinin de alacaklı adına çıkartıldığı, borçlu adına çıkan herhangi bir tebligat bulunmadığı, yargılamanın taraf teşkili sağlanmadan borçlu tarafın yokluğunda sürdürüldüğü anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, taraf teşkili sağlanarak, tarafların iddia ve delilleri alındıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan ve borçlu tarafın delilleri toplanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.