Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/31562 E. 2015/5384 K. 10.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/31562
KARAR NO : 2015/5384
KARAR TARİHİ : 10.03.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında genel haciz yolu ile yapılan takipte, alacaklı taraf vekili icra mahkemesine başvurusunda; borçlunun bildirilen adresine örnek 7 ekli tebligatın bila tebliğ iade edildiğini bu sefer borçlunun mernis adresine TK’nun 21/2. maddesine göre tebliğ yapılmasını istediğini, icra müdürlüğünün ise mernis adresine normal gönderim yapılmasına karar verildiğini belirterek icra müdürlüğünün normal gönderim şeklindeki kararının kaldırılmasını istemiş, mahkemece istemin reddedilmesi üzerine hükmü alacaklı taraf temyiz etmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 Sayılı Yasa’nın 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Aynı Kanun’un “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21. maddesine, 6099 sayılı Yasa’nın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup. muhatap adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” hükmü yer almaktadır.
7201 sayılı Yasa’nın 10. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin Kanun gerekçesinde, kişilere getirilen adres kayıt sistemi zorunluluğu ile birlikte işleyişin kolaylaştığı dile getirilmiş, yapılan yeni düzenlemeyle, öncelikle yine bilinen en son adrese tebligat yapılacağı, tebligatın yapılmasını isteyenin veya tebligatı çıkartan makamın bildirdiği adresin, tebligata elverişli olmadığının anlaşılması ya da bu adrese tebligat yapılamaması halinde, muhatabın 5490 Sayılı Kanun’a göre adres kayıt sistemindeki adresinin bilinen en

son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı açıklanmış, değişiklik ile birlikte adres kayıt sistemi dışında başkaca adres araştırması yapılmasının gerekmeyeceği vurgulanmıştır.
7201 sayılı Yasanın 21. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin Kanun gerekçesinde ise, 21/1. maddeye göre bilinen en son adrese çıkartılan tebligattan sonuç alınamazsa, 10. madde gereği adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak başkaca araştırma yapılmaksızın o adrese tebligat çıkarılacağı açıklanmıştır. Muhatap o adreste hiç oturmamış ya da adresten ayrılmış dahi olsa tebligat iade edilmeyecek, 21/2. madde gereğince işlem yapılacaktır. Bunun yapılabilmesi için de tebligatı çıkaran merciin, adresin, adres kayıt sistemindeki mernis adresi olduğunu tebliğ evrakında belirtmesi gerekmektedir.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda kişiye önce bilinen en son adresi esas alınarak (bilinen bir adresi yok ise adres kayıt sistemindeki adresi esas alınarak) Tebligat Kanun hükümlerine göre tebligat çıkartılmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa, adres kayıt sistemindeki adresine buna ilişkin şerh de düşülerek 21/2. madde uyarınca tebligat yapılmalıdır. Yeterki alacaklı tarafın kötü niyetli olarak daha önce bilinen adresine tebligat çıkarıldığı iddia ve ispat edilmiş olmasın.
Somut olayda; alacaklı tarafça borçlunun bildirilen “…” adresine tebligatın çıkarıldığı ve bu tebligatın 28.04.2014 tarihinde adresten taşındığından bahisle iade edildiği anlaşılmıştır. Bunun üzerine alacaklı vekili tarafından 20.05.2014 tarihli talebi ile borçlunun mernis adresine ödeme emrinin gönderilmesi talep edilmiş, icra müdürlüğünce 03.06.2014 tarihinde talep hakkında normal gönderim şeklinde karar verilmiştir.
Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca borçlu tarafın bilinen adresine tebligatın gönderildiği ve bu tebligatın iade edildiğinin anlaşılması halinde, Tebligat Kanunu’nun 10. maddesindeki hüküm yerine getirildiğinden, alacaklı tarafın borçlunun adres kayıt sistemindeki adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi hükümlerine göre tebliğ yapılmasını isteyebilir.
O halde mehkemece, alacaklı vekili şikayetinin kabulü ile müdürlük kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken istemin yazılı şekilde reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.