YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2115
KARAR NO : 2015/2765
KARAR TARİHİ : 25.05.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemiş ise de; hükümlülüğün yasal sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Müşteki …’ün iş yerinin önünde, kamyondan malzeme indirildiği sırada sanıkların birlikte motosiklet ile bu kamyonun yanına gelerek toplam değeri 180 TL olan içerisinde 10 adet et kıyma makinası bulunan bir koliyi alarak motosiklet ile kaçtıkları, o sırada müştekinin yanında misafir olarak bulunan tanık …’in, çalınan eşyanın et makınası olması nedeni ile sanıkların bu makinayı satabilecekleri yere gidip sanıkları araştırdığı sırada tesadüfen sanıkları ellerindeki koli ile beraber görüp sanık …’yi yakaladığı, diğer sanık …’ın ise kaçtığı ve koliyi ellerinden aldıktan sonra kaçmaya çalışan sanık Ahmet tarafından bıçakla tehdit edildiği olayda tanığın koliyi müştekiye sanıkların rızası dışında teslim ettiğine dair sanıkların, müştekinin ve tanığın ifadesi karşısında, etkin pişmanlık koşulları gerçekleşmediği gözetilmeden sanıklar hakkında TCK’nın 168. maddesi ile uygulama yapılması ve kabule göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması sırasında suç tarihine göre 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden 1/3 oranında indirim yapılarak fazla miktarda indirim yapılması gerektiği gözetilmemiş ise de, uygulama yeri olmayan TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması nedeniyle mahkemece hakkında hükmedilen sonuç cezanın sanıkların lehine olduğu ve aksi hal sanıkların; önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından, yapılan uygulama sanıklar lehine kabul edilmiş ve bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
6352 sayılı Yasanın 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin 4. fıkrasına eklenen cümle gereğince, tahsiline karar verilen toplam 18 TL’den oluşan yargılama giderinden sanıkların payına düşen 1/2’sinin, 6183 sayılı Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken 20 TL’den az olduğunun ve bu nedenle sanıklara yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …’nin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ”yargılama giderlerine” ilişkin bölümü çıkartılarak, yerine ”yargılama gideri olarak hesaplanan toplam 18 TL’den sanıkların paylarına düşen 9 TL’nin CMK’nın 324/4. maddesine 6352 sayılı Kanunun 100. maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda hazineye yükletilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.