YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8133
KARAR NO : 2015/24194
KARAR TARİHİ : 22.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat, ceza verilmesine yer olmadığına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Katılan sanık … hakkında katılan sanık …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Olay tarihinde sanık …’ın arkadaşı olan katılan …’in Dinç emlak isimli işyerine uğradığı, işyerinde katılan … ve temyiz dışı sanık …’u birlikte gördüğü, sanık Buse’nin sinirlenmesi üzerine aralarında tartışma çıktığı, sanık Buse’nin tartışma sırasında işyerindeki eşyalara zarar verdiği, tartışma sırasında katılan … ve katılan …’ye hitaben ”şerefsizsiniz, hepinizi sinkaf ettireceğim burada, senin ne biçim oğlun var oğlun o…. çocuğu” şeklinde hakaret ettiği, böylece katılan sanığın mala zarar verme ve hakaret suçlarını işlediği iddia edilen olayda;
2-Sanık … hakkında katılan … ve katılan …’e yönelik hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair verilen hükme ve katılan Muhammed …’e yönelik temyiz incelemesinde;
a-Katılan … ve katılan…’ye yönelik hakaret suçu yönünden; katılan…’nin beyanında sanığın kendisine sadece “senin ne biçim oğlun var o… çocuğu” dediği, o sırada katılan …’nin de olay yerinde olması ve duyabilecek durumda olması nedeni ile ve bu hususun tanık …’ın beyanı ile sabit olduğu, katılan …’nin beyanında ise sanığın katılan…’ye hitaben ”şerefsizsiniz hepinizi sinkaf ettireceğim” şeklinde hakaret ettiği, katılan …’nin ve katılan…’nin sanığa hakaret ettiğini dair delil bulunmaması karşısında, hakaret suçunun karşılıklı işlenmemesi nedeniyle sanık hakkında katılan …’ye ve…’ye yönelik hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi,
b- Katılan Muhammed …’e yönelik mala zarar verme suçu yönünden; katılan beyanında sanığın sinirle masanın üzerindekileri dağıttığı, masanın ayağını kırarak bilgisayarı yere düşürdüğünü beyan ettiği, bu hususun zarar tespit tutanağı ile sabit olması karşısında tüm dosya kapsamına göre, mala zarar verme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraatine dair karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ve katılan sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.04.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.