YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8045
KARAR NO : 2015/24199
KARAR TARİHİ : 22.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
5237 sayılı TCK’nın “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar ”başlıklı birinci bölümünde,265. maddesi ile düzenlenen;“Görevini Yaptırmamak İçin Direnme” suçuyla korunan hukuki yarar,kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup;bu suçta,kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Öte yandan, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir ve/veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunduğundan bu suçla aynı zamanda kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü de
korunmaktadır. Maddede düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu, seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla,cebir ve/veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için,öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur. Zira madde, kamu görevlisinin yerine getirdiği herhangi bir iş için değil, görevine giren bir iş için koruma sağlamaktadır. Cebir, kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında değiştirilebilecek boyutta olmasıdır. Cebirle, kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse,fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. Cebir veya tehdidin alenî olması şart değildir. Bu manada cebir ve tehdit, kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeye elverişli, doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olan güç kullanılmasını ifade eder.
Sanığın olay günü kardeşi olan temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ile birlikte satıcılık yapmak üzere … Devlet Hastanesine gittikleri, hastaneden vatandaşların rahatsız olması üzerine güvenlik görevlilerine şikayet ettikleri, güvenlik görevlilerinin müdahale ederek hastane içerisinde satış yapamayacaklarını söyledikleri, müdahale neticesinde sanığın güvenlik görevlilerine hakaret ettiği, sanığın güvenlik görevlileri … ve …’a tekme ve yumrukla vurdukları, sonrasında sanığın ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun güvenlik görevlilerince haklarında işlem yapılması amacıyla polis noktasına götürüldükleri, aradan bir iki saat geçtikten sonra sanık ve suça sürüklenen çocuğun ailesi olan diğer temyiz dışı sanıklara haber vermesiyle hastaneye geldikleri, tüm sanıkların hep birlikte yeniden güvenlik görevlileri ile tartışarak onlara tekme ve yumruk attıkları, kolluk kuvvetlerinin olaya müdahale etmesiyle sanığın ve temyiz dışı diğer sanıkların kaçtıkları, sanığın kaçarken hastane dışındaki dubalara tekme atmak suretiyle kırdığı, böylece sanığın kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın suçlamaları kabul etmediği ancak katılan … ve …’ın beyanlarında satış yapmamaları konusunda uyardıkları, sanığın ilk aşamada kendilerine küfür ettiği, sanığın ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun polis noktasına götürüldüğü, bir müddet sonra sanığın ve ailesi olan diğer temyiz dışı sanıkların kendilerine tekme ve atmak suretiyle saldırdıkları, katılanların beyanlarını doğrular nitelikte adli raporlarının bulunduğu, hastane dışında
bulunan dubalara sanık ve temyiz dışı sanık tarafından zarar verildiğine ilişkin CD izleme tutanağı ve tanık …’in dubalara sanık ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuk tarafından zarar verildiğini beyan etmesi karşısında, tüm dosya kapsamına göre, atılı kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarının sanık tarafından işlendiğine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, olaya ilişkin birbiri ile çelişir iki CD izleme tutanağının bulunduğu, ancak tutakların içeriğinin polis memuru olan tanık … beyanı ile karşılaştırıldığında 01/01/2012 tarihli CD inceleme tutanağına itibar edilerek bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Görevi yaptırmamak için direnme suçunun ise birden çok mağdura yönelik olması sebebiyle anılan suçtan tayin edilen cezada TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca artırım yapılmayarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 22.04.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.