YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8125
KARAR NO : 2015/24201
KARAR TARİHİ : 22.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılan ile sanık arasında katılanın yeğeninin sanığın kızına sarkıntılık etmesi sebebiyle husumet bulunduğu, sanığın daha önce katılanı uyardığı, olay günü de yine konuşmak için katılanın yanına gittiği, sanık ile katılanın konuştuğu sırada katılanın sanığa hakaret ettiği, bunun üzerine sanığın sinirlerek katılanın sol kulağına yumruk attığı, darbenin etkisi ile gözlüğün yere düşerek kırıldığı, böylece sanığın mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın savunmasında katılan ile konuştuğu, bu sırada katılanın yeğeni olan … geldiği, katılanın yeğenini sinkaflı bir şekilde uyardığı, bunun üzerine katılanın kendisine hakaret ettiği, edilen hakaret sebebiyle katılana yumruk attığını ikrar ettiği, katılan ise beyanında sanığın beyanını doğruladığı, sanığın attığı yumruk neticesinde gözlüğünün yere düşerek zarar gördüğünü beyan ettiği, sanık beyanı, katılan beyanı ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına atılı suçun sanık tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmakla; sanık tarafından işlendiğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel kurulu’nun 14/06/2011 tarih ve 2011/1-24 Esas, 2011/124 Karar sayılı kararına göre, failin haksız bir fiilin yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında hareket ederek bir suç işlemesinin haksız tahrik olduğu, bu durumda failin suç işleme yönünde önceden bir karar vermeksizin, dışarıdan gelen etkinin ruhsal yapısında yarattığı karışıklığın sonucu olarak suç işlemeye yöneldiği, buna göre; sanığın, kendisine yönelik iftira ve hakaret içerikli çıkarılan dedikodular nedeniyle katılanın evinin önüne giderek, bu haksız hareketin yarattığı elem nedeniyle suç işlediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 29. maddesi kapsamında, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
2- 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı aynı Kanunun 53/1 maddesi maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/04/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.