Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/34373 E. 2015/3778 K. 24.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/34373
KARAR NO : 2015/3778
KARAR TARİHİ : 24.02.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 27/10/2014 tarih, 2014/19312 Esas – 2014/24997 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde örnek … numaralı ödeme emrinin borçluya 23.03.2012 tarihinde tebliğ edildiği, takibin kesinleşmesinden sonra 03.04.2012 tarihinde adresinde yapılan menkul haczi sırasında borçlunun …. temizlik kadrosunda çalıştığını beyan ederek, maaşında haciz olsa dahi maaşından aylık 300,00 TL kesilmesine muvafakat ettiği, alacaklının 06.04.2012 tarihli talebi üzerine borçlunun muvafakati doğrultusunda çalışmakta olduğu …’ne yazılan haciz müzekkeresinde “borçlunun borcundan dolayı almakta olduğu maaşının vermiş olduğu muvafakat gereğince 300 TL’sine kıdem tazminatı, vergi iadeleri, nema alacakları ile her türlü yan ödemelerine borç bitinceye kadar haciz konulduğu”nun bildirildiği, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda haczin kaldırılmasını, haciz işleminin ¼ oranı ile sınırlandırılmasını talep ettiği, mahkemece; ‘borçlunun emekli değil çalışan olduğu, maaşından 300,00 TL kesinti yapılmasına muvafakat verdiği gibi çalışanın maaşına haciz konulması için muvafakatinin gerekmediği, maaş dışında nema ve maaş kavramına girmeyen yan ödemelerin tamamının kesilmesinde yanlışlık olmadığı’ gerekçeleri ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
4857 Sayılı İş Kanunu’nun 35. maddesine göre işçinin almakta olduğu aylık ücretinin ancak 1/4’ü haczedilebilir. İİK’nun 83/2. maddesi uyarınca aylığın üzerinde haciz bulunması halinde, sonraki haciz sıraya konulur ve önceki haczin kesintisi bittikten sonra kesintiye başlanır. Yine 4857 Sayılı Yasa’nın 32. maddesi uyarınca ikramiye, toplu sözleşme farkı ve nemada ücretten sayılacağından onlarında aynı koşullarda haczini engelleyen bir yasa hükmü yoktur. 6772 Sayılı Kanun’un 4. maddesinde ise “fazla mesai, evlilik, çocuk zamları veya primleri, ayni yardımlar, hafta ve genel tatil ücretleri gibi esas ücrete munzam tediyelerin” haczedilemeyeceği belirlenmiştir. Bu durumda ikramiyenin en fazla ¼ ünün haczi mümkün ise de; yukarıda belirtilen 4. maddedeki fazla mesai, evlilik yardımı, çocuk zamları, ayni yardımlar, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti gibi ödemelerin haczi mümkün değildir. Kıdem tazminatı gibi ödentinin ve vergi iadesi alacağının ücretten sayılacağına dair bir hüküm bulunmadığından tamamı haczedilebilir.

İİK’nun 83/a maddesi gereğince; borçlunun, hacizden önceki bir dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair alacaklıyla yapmış olduğu anlaşma geçerli değildir. Anılan maddenin amacını açıklayan gerekçesinde de “borçlunun, hacizden önce sonuçlarını tahmin edemeyeceği cihetle, bir mal veya maaş yahut ücretin haczedilemeyeceği yolunda şikayette bulunmayacağını bildirmesinin, lehine olan yasa hükmünün uygulanmasından feragat etmesinin hükümsüz sayılacağı, zira bir malın ne derece haczedilemez olduğunun borçlunun ve ailesinin haciz anındaki durumlarına göre saptanabileceği ifade olunmuştur. Bu durumda haciz sırasında ya da haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde borçlu haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebilir. (HGK. 31.03.2004 tarih ve 2004/12-202 E., 196 K., 31.03.2004 tarih ve 2004/12-167 E. 185 K.)
Somut olayda, takibin kesinleşmesinden sonra, 03.04.2012 tarihinde borçlunun ‘maaşında haciz olsa dahi aylık 300,00 TL kesilmesine’ muvafakat ettiği, …’ne yazılan 09.04.2012 tarihli haciz müzekkeresi ile “borçlunun almakta olduğu maaşının muvafakati gereğince 300 TL sine, kıdem tazminatı,vergi iadeleri, nema alacakları ile her türlü yan ödemelerine” haciz konduğu görülmektedir. Bu durumda borçlunun maaşından hiç kesinti yapılmadan önce aylık 300,00 TL’nin haczine ilişkin olarak verdiği muvafakat, İİK’nun 83/a maddesi uyarınca geçerli değildir.
Bu durumda borçlunun maaşı üzerine konulan haczin kaldırılması istemi yönünde şikayetin 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 35. maddesinde ve İİK’nun 83/2. maddesinde yer alan ve yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında değerlendirmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Dairemizce mahkeme kararının belirtilen nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla şikayetçi borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 27.10.2014 tarih ve 2014/19312 E., 2014/ 24997 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 24/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.