YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/35303
KARAR NO : 2015/3776
KARAR TARİHİ : 24.02.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında 30.11.2010 tanzim tarihli 40.000 TL bedelli senede dayalı olarak başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, alacaklının, itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine yaptığı başvuru sonunda mahkemece; “senet altındaki imzayı açıkça reddetmeyen borçlunun, borçlu olmadığını ispatlayamadığı” gerekçesi ile icra takibine yaptığı itirazının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK’nun 68/1. maddesine göre; “Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilamsız takip yapılamaz.”
Somut olayda borçlunun, henüz ödeme emri tebliğ edilmeden icra müdürlüğüne sunduğu itiraz dilekçesinde, “takip dosyası içerisinde takip dayanağı herhangi bir belgeye rastlanmadığını” belirterek borca itiraz ettiği, iş bu itirazın kaldırılması davasında icra mahkemesine sunduğu cevap dilekçesinde de “tarafına dayanak belge gönderilmediğinden imzaya itiraz hakkını saklı tuttuğunu” beyan ettiği görülmektedir.
Bu durumda, vade tarihi ve tanzim yeri bulunmaması nedeni ile kambiyo senedi vasfını haiz olmayan takip dayanağı bono mücerret borç ikrarını içeren belge niteliğinde ise de, takip dosyasında borçluya halen ödeme emri ve dayanak belge tebliğ edilmediğinden, imzaya itiraz hakkını saklı tutan borçlunun belgedeki imzasını ikrar etmiş olduğu sonucuna varılamaz.
O halde; mahkemece takip dayanağı belge borçluya gösterilerek, imzasını ikrar edip etmediği belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.