YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11129
KARAR NO : 2015/24689
KARAR TARİHİ : 30.04.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sigorta edenin dolandırılması, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Suçun oluşması için, sigorta bedelini almak üzere, zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedeli sahte işlem ve belgelerle almaları yada almaya kalkışmaları gerekir. Olayla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketleri başlamaz. Failin sigortalı malını, sigorta bedelini almak için tahrip etmesi, yakması, bozması, yok etmesi kandırmaya yönelik ağır yalandır ve hiledir. Bu şekilde sigorta bedelinin alınması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kişi olması gerekmez. Sigortanın türü de önemli değildir. Mal veya yaşam sigortası mali sorumluluk sigortası vb. olabilir. Yanıltıcı uygulamaların sadece araç sigortalarında değil, bedeni hasarlar da dâhil olmak üzere her tür sigorta alanında yapıldığı, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilmesi veya önemli bir hususun gizlenmesi ya da sigorta süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep olunması veya hasarın miktarının olduğundan fazla gösterilmesi suretiyle yarar sağlanması şeklinde ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.
Suç tarihi itibariyle tescil sahibi … olan … plakalı … aracı kullandığı ileri sürülen sanığın, tescil sahibi … Sular olan (sigortalı araç sahibi) … plakalı kamyonun sürücüsü … (tanık) ile katılan … Sigorta A.Ş. ünvanlı şirkette … no’lu “hasar dosyasının” açılmasına neden olan 11/09/2009 (veya 09/11/2009) tarihli gece saat 22.40 itibariyle (sürücüler tarafından imzalanmış)” maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağını” düzenlemelerini müteakip … plakalı araçta oluştuğu belirtilen hasar için (kasko bedeli) tazminat talebinde bulunulması, katılan sigorta şirketinin 24/11/2009 tarih ve 203 no’lu “… Araştırma Raporuna” (şüpheli hasar kanaatini içerir) istinaden tazminat isteminin redolunması şekilde gelişen eylemin “nitelikli dolandırıcılık”; “özel belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Kaza tutanağının sahte olduğu hususunda ve hasar ile kaza şeklinin uyuşmadığı hususunda dosyada savunmanın aksini ispatlayıcı yeterli delil bulunmadığını bu nedenle “beraat” kararları verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve C. savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraat hükümlerinin ONANMASINA, 30/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.