Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/9993 E. 2015/24313 K. 27.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9993
KARAR NO : 2015/24313
KARAR TARİHİ : 27.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, kamu malına zarar verme, 2863 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Katılan Türk Telekom vekilinin 2863 sayılı Kanuna yönelik ve katılan … vekilinin hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Katılan Türk Telekom’un 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan ve katılan …’nin hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından doğrudan doğruya zarar görmedikleri anlaşıldığından, bu suçlardan kamu davasına katılma haklarının bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden mevcut bu suçlara yönelik temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık İsa dışındaki diğer sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.

Hırsızlık suçu, bir başkasının taşınır malının, rızası olmaksızın alınması ile oluşur. Rızanın geçerli olabilmesi için bulunması gereken koşulların varlığı hâlinde zilyedin rızası bir hukuka uygunluk nedeni teşkil edecek ve suç oluşmayacaktır. Failin kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla hareket etmesi yeterli olup, bunun fiilen temini şart değildir. Bu yarar, maddi veya manevi olabilir. Almak fiilinden maksat, suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelmesidir. Bu tasarruf olanağı ortadan kaldırılınca suç da tamamlanır.
14/05/2010 günü … ve …köyleri arasında kablo hırsızlığı ihbarı üzerine yapılan yol kontrolünde … Köyü istikametinden gelen, içinde sanıkların bulunduğu 67 ZH 032 plakalı … marka beyaz renkli aracın durdurulduğu, araçta yapılan aramada bagaj kısmında beyaz renkli Türkiye … Fabrikaları yazılı çuvalın içerisinde 15 metre ağaç basamaklı halat merdiven, 10 metre naylon halat, 2 adet çamurlu spor ayakkabı, 2 adet kask feneri, çamurlu vaziyette poşet içerisinde 2 adet kazak, 1 adet çamurlu mont, bir çift inşaat eldiveni ve yiyecek malzemeleri ele geçirildiği olayda; sanıkların üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut deliller elde edilemediğinden beraatlarına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
3- Sanık … hakkında verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın hüküm tarihinden sonra 21/03/2012 tarihinde vefat ettiğinin UYAP’tan temin edilen 22/04/2015 tarihli nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.