YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12585
KARAR NO : 2015/24328
KARAR TARİHİ : 27.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, aralarında çıkan tartışma sırasında şikâyetçiyi basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaraladığı ve şikâyetçiye ait aracın camını kırdığının iddia edildiği olayda;
1-Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararına karşı yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı Kanun’un 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından ve 5271 sayılı CMK’ nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE,
2-Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın aşamalardaki tüm savunmalarında suçlamaları kabul etmemesi ve şikâyetçinin soruşturma aşamasındaki beyanında, aracına kimin zarar verdiğini görmediğini, kalabalığın üzerine gelmesi üzerine kaçtığını belirtmesi karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi amacıyla araçta bulunan şikâyetçinin eşinin beyanlarına tanık sıfatıyla başvurulup, bu ifadenin dosyadaki diğer delillerle değerlendirilmesinden sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, yazılı şekilde eksik incelemeyle mahkûmiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.