YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23973
KARAR NO : 2016/2105
KARAR TARİHİ : 10.02.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtiraz
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu vekili, alacaklı …’in hesabına takipten önce … tarihinde takip konusu borcun ödendiğini … tarihinde tebliğ edilen icra emrinin konusunun bulunmadığını, bu nedenle icra takibinin iptalini talep etmiştir. Mahkemece; borçlunun takip tarihinden önce ödeme yaptığı tespit edildiğinden takibin iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
T.B.K. 100. maddesinde ” Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir…”
Somut olayda icra takibi … tarihinde başlatılmış, borçlu … tarihinde alacaklı hesabına, ilamla ilişkilendirerek ödeme yaptığını bildirmiş ise de; alacaklı vekili ödemelerin yapıldığının kendilerine bildirilmediğini, müvekkilinin paraları bankadan çektiğini, ancak ne zaman çektiğini bilmediğini belirtmiştir.
Bu durumda, borçlunun ödeme yaptığı alacaklıya ait hesaptaki para hareketlerine ilişkin ekstrelar getirtilerek dekontlara uygun ödemelerden sonra hesaptan ilk ne zaman para çekildiği belirlenmeli, takipten önce hesaptan para çekildiğinin anlaşılması halinde, ödeme yapılan miktar için icra takibi yapılmasında haklı olunmadığının, takibe kadar para çekilmemiş ise alacaklının takip yapmakta haklı olduğunun kabulü ile takipten önce yapılan ödemelerin T.B.K. 100. maddesi gereğince öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilerek, bakiye alacak yönünden takibin devamına karar verilmesi gerekirken, bu hususlar göz ardı edilerek Mahkemece, eksik inceleme ile takibin tümden iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.