Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/9277 E. 2016/2247 K. 25.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9277
KARAR NO : 2016/2247
KARAR TARİHİ : 25.02.2016

MAHKEMESİ :………..Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin taşınmaz alım satım işi ile uğraştığını, müvekkilinin yatırım amacıyla dava dışı ……… isimli kişiden almış olduğu taşınmaz nedeniyle 3.kişi konumunda olan müvekkili ve o kişi aleyhinde, davalı tarafından tasarrufun iptali davası açıldığını ve mahkemece taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulduğunu, davanın reddine karar verildiğini, bu tedbir nedeniyle müvekkilinin taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunamadığını, zarara uğradığını ileri sürerek 30.000,00 TL. tazminatın 06.09.2009 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın BK.’nun 60. maddesinde düzenlenen bir yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra, açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı tarafından açılan tasarrufun iptali davasının reddedildiği, kararın temyiz incelemesinde geçerek kesinleştiği bu dava sırasında taşınmazın kaydına 06.07.2009 tarihinde konulan ihtiyati haciz mahiyetindeki ihtiyati tedbir 14.07.2010 tarihinde kaldırılmasına ve davanın reddine karar verildiği, haksız ihtiyati hacizden dolayı dava açma süresinin ihtiyati haczin kaldırılmasından itibaren başlayacağı, dava konusu taşınmazın 29.12.2010 tarihinde üzerindeki ipotekle yüklü olarak 595.000,00 TL. bedelle satıldığı, davanın zararın öğrenildiği kabul edilen bu satış
tarihinden itibaren
1 yıllık süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA 25.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.