YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15077
KARAR NO : 2015/11817
KARAR TARİHİ : 13.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … Hastanesi ile davalı … arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığını, davalı kurum nezdinde sigortalı hastalara sağlık hizmeti sunulduğunu, verilen hizmetlerin otomasyon sistemi üzerinden davalı kuruma faturalandığı, kuruma gönderilen bir kısım faturaların tutarlarının davalı kurum tarafından haksız bir şekilde kesintiye uğratıldığını, … isimli hastalara ait fatura kesintilerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, davalı kurumun gönderilen faturaları örnekleme yöntemi ile incelediğini,bu nedenlerle şimdilik 10.000,00 TL nin ilk hak ediş tarihi ile en yüksek mevduat faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulüne, 47.590,27 TL kesinti miktarının davacının alacağı bulunduğu anlaşıldığından davacının alacaklarını kurumca tahsil edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-5502 Sayılı Yasanın 36. maddesi uyarınca, davalı kurum harçtan muaftır. Davalı harçtan muaf olduğu halde mahkemece, davalının toplamda 3.250,89 TL harçtan sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Davacı, dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 10.000,00 TL talep etmiş, ıslah dilekçesi ile de talebini yükseltmiştir. Borçlar Kanunun 117. maddesine göre muaccel hale gelen bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtari ile mütemerrit olur, ihtar mevcut değil ise dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülür. Bu durumda dosyada davalı tarafından ihtar olmadığından bahisle temyize gelinmediğine göre davalının temyizi doğrultusunda sadece ıslah edilen kısma ilişkin faiz başlangıç tarihi düzeltilerek, 10.000.00 TL yönünden tahsil tarihinden, 37.590.27 TL yönünden ıslah tarihi olan 05.12.2012 tarihinden itibaren temerrüde düştüğünün kabulü gerekeceğinden, mahkemece tüm alacağa tahsil tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, 2. ve 3. bentlerdeki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2. ve 3. bentlerinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine “ davacı tarafından başlangıçta yatırılan 1.020,50 TL harcın istek halinde kendisine iadesine, bakiye kalan ve yatırılması gereken 2.230,39 TL harcın ise hazine üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılmasına, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle hükmün 1. bendinde yer alan “davacının alacaklarını kurumca tahsil edildiği tarihten itibaren” sözcüklerinin çıkartılarak yerine “ davacının alacağının 10.000,00 TL lik kısmına tahsil tarihinden, kalan 37.590,27 TL lik kısmına ise ıslah tarihi olan 05.12.2012 tarihinden itibaren” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 13/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.