Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/11307 E. 2015/24355 K. 28.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11307
KARAR NO : 2015/24355
KARAR TARİHİ : 28.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in müşteki ve katılanın işletmekte oldukları … isimli işyerine müşteri olarak gelip gitiği bu vesile ile muhabbetleri olduğu, katılan Behlül’ün ev aradığı, sanığın ailesine ait evi … kiralayabileceğini söylediği ve aylık 500 TL kira bedeli ile anlaştıkları, katılanın …’e 12 adet 500 TL’lik senet imzalayıp verdiği, aynı gece … isimli işyerine 3.000 TL’lik borç yapan …’in “bu borcu kira borcunuzla takas yaparız” dediği ancak borcu ödemediği gibi kiralanan evin anahtarlarını da getirmediği bu suretle katılan ve şikayetçiyi dolandırıdığı iddia olunan somut olayda; iddiaya konu 3.000 TL hesap borcunun ödenmemesi ve yine düzenlenen kira sözleşmesi sonucu alınan senetlerin iade edilmemesi hususlarının taraflar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklandığı, sanığın aksi kanıtlanamayan savunmasında katılanın cinsel tercihi nedeni ile ailesinin evi ona kiralamayı reddettiği, bu sebeple senetleri yırtıp attığı, dosya kapsamına göre sanığın dolandırıcılık kastı ile hareket ettiğine dair yeterli şüphe ve delilin mevcut olmadığı oluş ve dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 28/04/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.