YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13481
KARAR NO : 2015/24367
KARAR TARİHİ : 28.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın kendisini … olarak tanıtarak ve … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ve sahte sürücü belgesini kullanarak Katılan …’ya ait işyerinden Katılan … adına trafikte kayıtlı olan … plakalı otomobili 29/09/2009 tarihli sözleşme ile kiraladığı ve 24/10/2010 tarihinde iadesi gereken otomobili süresi geçtiği halde iade etmeyerek ve otomobilin kayıt sahibi olan katılan … adına sahte olarak düzenlenmiş olan nüfus cüzdanını kullanmak suretiyle düzenlenmiş olan 05/10/2010 tarihli Vekaletname’yi de vermek suretiyle bu aracı müşteki … ve katılan …’ya satarak menfaat temin etmesi şeklinde gerçekleştiği iddia edilen somut olayda; katılan …’ya yönelik eylemde suçun, nüfus idaresinin maddi varlığı olan nüfus cüzdanı ve Emniyet Müdürlüğü’nün maddi varlığı olan sürücü belgesinin kullanılması suretiyle işlendiği, yine müşteki … ve katılan …’ya yönelik eylemde suçun, nüfus idaresinin maddi varlığı olan nüfus cüzdanının kullanılması suretiyle işlendiği dikkate alınarak eylemin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 28/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.