YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2698
KARAR NO : 2015/1058
KARAR TARİHİ : 02.03.2015
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Uyuşmazlık zaman bakımından uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup, davada 54.414,00 TL iş bedelinin tespit davasının açıldığı 26.07.2007 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili istenmiş, mahkemece davanın kabulüne, 54.414,00 TL alacağın tespit davasında alınan bilirkişi raporunun davalıya tebliğ edildiği 31.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Tespit istemiyle dava açılması ve bilirkişiden rapor alınıp davalıya tebliğ edilmesi BK’nın 101. maddesi uyarınca davalı borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte işlemlerden değildir. BK’nın 101. maddesinin 1. bendine göre borçlunun temerrüde düşürülmesi için alacağın muaccel olması ve alacaklı tarafından borçluya alacak miktarını ve ödeme talebini içerir ihtar keşide edilmesi, 2. bendine göre de borcun ifa edileceği günün taraflarca müttefiken kararlaştırılmış olması gerekir. Somut olayda davalı ihtarla temerrüde düşürülmediğinden, taraflarca müttefiken kararlaştırılmış kesin vade de bulunmadığından temerrüt eda davasının açıldığı 14.02.2012 tarihinde oluşmuştur. Mahkemece bu tarihin faize başlangıç yapılması gerekirken temerrüt tarihinin belirlenmesinde yanılgıya düşülerek faizin bilirkişi raporunun tebliğ tarihinden başlatılması doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken mülga 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın faiz başlangıcı yönünden düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle kararın hüküm kısmının 1 nolu bendinin 2. satırındaki “31.07.2009” tarihinin karardan çıkartılarak, yerine “14.02.2012” tarihinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 02.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.