YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24028
KARAR NO : 2016/4785
KARAR TARİHİ : 17.03.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlular vekili, takip dayanağı ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediğini, ipoteğin teminat ipoteği olduğunu, İİK 150/ı maddesinin uygulanma şartlarının bulunmadığını ilamlı takip yapılamayacağını, müvekkillerine gönderilen noter ihtarnamesine karşı itiraz edildiğini, davalı tarafın sunmuş olduğu ihtarnamede belirtilen ana para alacağının, 300.000,TL’nın ödenmesi nedeniyle 2.420.180,00 TL olması gerektiğini, icra emrinde fazla talep bulunduğunu takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte, kesin borç ipoteğine dayanılmış ise, başka bir anlatımla doğmuş bir alacağın temini için düzenlenen ipotek akit tablosu kayıtsız şartsız bir para borcunu ihtiva ediyorsa, başvurulacak yol, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip olup, bu durumda 2004 sayılı İİK’nun 149. maddesi gereğince borçluya ve taşınmaz sahibi üçüncü şahsa birer icra emri gönderilir (Hukuk Genel Kurulu’nun 19.09.2012 tarih, 2012/12-708/579 sayılı ilamı).
Somut olayda, dayanak … tarih ve … yevmiye no.lu ipotek akit tablosu içeriğine göre 2.720.180,00 TL bedelli 1.derecede, faizsiz olarak ve fekki bildirilinceye kadar (F.B.K) süre ile ipotek tesis edilmiş olup bu hali ile ipoteğin kesin borç ipoteği (karz ipoteği) olduğu anlaşıldığından alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapılmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
İpotek akit tablosundaki “faizsiz olarak ve fekki bildirilinceye kadar süre ile” açıklaması, mevcut alacağa faiz istenebilmesinin bir bildirimle borçlunun temerrüde düşürülmesi gerektiği şartına bağlandığı anlamındadır. Zira, Borçlar Kanunu’nun 117/2.maddesinde yer alan borcun ifa edileceği gün (vade tarihi) sözleşmede yer almamıştır. Bu durumda, borçlunun temerrüdünün ne zaman gerçekleştiğinin saptanmasında Borçlar Kanunu’nun 117/2.maddesinin(818 Sayılı BK’nun 101/1.maddesi); “muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur” hükmü dikkate alınmalıdır.
Bu halde borçlu ihtar ile temerrüde düşeceğinden alacaklı ihtar tarihinden itibaren geçmiş günler faizini isteyebilecektir.
-//-
Takip dosyasında bulunan … 7. Noterliği’nin … tarih,… yevmiye nolu ihtarnamesi ile; borçluya tebliğ tarihinden (21.01.2014) itibaren ödeme için verilen 3 günün sonunda alacağın muaccel olduğu ve bu tarihin temerrüt tarihi olduğu anılan tarihten itibaren faizin başlayacağının kabulü gerekir.
Ancak takip, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılmış olup taraflarca da kabul edilen protokol gereği düzenlenen senetler nedeniyle yapılan 300.000 TL ödemenin ihtarla alacak muaccel hale gelmeden yapılmış olması nedeniyle ipotek bedeli ana para olan 2.720.180,00 TL’den mahsup edilerek bakiye miktar üzerinden faiz işletilmesi gerekir.
O halde Mahkemece, işlemiş faiz konusunda yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi incelemesi de yaptırılarak sonuca gidilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle, İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 17.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.