Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/8674 E. 2015/17645 K. 02.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8674
KARAR NO : 2015/17645
KARAR TARİHİ : 02.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı Bankadan kredi kullandığını, kendisinden kredi masrafı adı altında kesinti yapıldığını, yapılan kesintilerin haksız olduğunu, iadesi için takip başlattığını, ancak davalı tarafından takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, “davada tüketici mahkemesinin görevli olduğu, ancak miktar itibariyle davanın doğrudan tüketici mahkemesinde açılması gerekirken, davacının ilamsız takip yapıp, itiraz üzerine eldeki davayı açtığı” belirtilerek, 4077 sayılı Tüketici Kanunu’nun 22 ve 23. Maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kredi sözleşmesi nedeniyle ödenen masrafların tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, dava tarihi itibariyle takip konusu alacak miktarının, tüketici sorunları hakem heyetine başvuru sınırının üzerinde olduğu, dolayısıyla tüketici mahkemesinin iş bu davaya bakmakla görevli olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin kabulü de bu yönde olmakla beraber, “davanın doğrudan tüketici mahkemesinde açılması gerekirken, ilamsız takip yapılıp, itiraz üzerine eldeki davanın açıldığından bahisle“ davanın usulden reddine karar verilmiştir. Oysa ki davacı tüketici, alacağının tahsili için doğrudan tüketici mahkemesinde “alacak“ davası açabileceği gibi, dilerse icra takibi yoluna gidip, takibe itiraz söz konusu olduğunda da “itirazın iptali“ istemli dava da açabilir. Somut olayda da davacı, alacağının tahsili için takip başlatmış olup, takibe itiraz üzerine de eldeki davayı açmış olduğundan, mahkemece işin esası incelenip, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davanın usulden reddedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 2.6.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.