YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10495
KARAR NO : 2015/24589
KARAR TARİHİ : 29.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın daha önce kendisinin işlettiği restaurantta işçi olarak çalışıp ayrılmış olan katılanın çalıştığı işyerine giderek katılana “Sana güzel bir iş buldum, seni Amerika’ya göndereceğim, bu iş için 4.000 ABD doları paraya ihtiyaç var, bu parayı … ’ın … Bankası Beyazıt Şubesindeki hesabına havale et” demesi üzerine katılanın da bu beyana itibar ederek ve inanarak 10/06/2005 tarihinde 1.630 Euro, 21/06/2005 tarihinde 820 Euro ve 18/07/2005 tarihinde 420 Euro ve 500 USD parayı bu hesaba havale ettiği, ancak paranın hesaba havale edilmesinden sonra katılanın sanıktan bir daha haber alamadığı, sanığın bu şekilde hileli sözlerle katılanın iradesini fesada uğratıp haksız menfaat temin etmek suretiyle atılı dolandırıcılık suçu işlediği iddia olunan olayda;
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, katılanın arandığı… nolu telefonun suç tarihlerinde sanık tarafından kullanıldığının anlaşılmış olmasına göre, yapılan görüşmelerin suç dönemine ait HTS kayıtları çıkarılarak, görüşme trafiğinin ve baz istasyonlarının değerlendirilmesi suretiyle sanığın paranın gönderilidği hesap sahibi ölen… ile irtibatlı olup olmadığının tesbiti, katılanın gönderdiği 10/06/2005 tarihli 1.630 Euro, 21/06/2005 tarihli 820 Euro ve 18/07/2005 tarihli 420 Euro ve 500 USD paranın kim tarafından ne şekilde alındığının bankadan araştırılarak, sanığın temyiz dilekçesinde bildirdiği tanık … da dinlendikten sonra sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmeyerek eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.04.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.