Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/3644 E. 2015/14560 K. 28.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3644
KARAR NO : 2015/14560
KARAR TARİHİ : 28.05.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte, takip konusu taşınmazı ipotekle yükümlü olarak 22.03.2011 tarihinde satın alan şikayetçi …’ın, kıymet takdir raporunun kendisine 22.07.2014 günü tebliğ edildiğini, takip talebinde borçlu olarak Mehmet Yavuz’un belirtildiğini, borcun sebebinin gösterilmediğini ve alacaklı tarafından takip talebinde haciz istendiği halde, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takiplere özgü 9 örnek ödeme emri düzenlenerek ve sadece borçlu ’a gönderildiğini, taşınmaz maliki olmasına karşın tarafına herhangi bir tebligat gönderilmediğini, adı geçen bu borçluya ait borcun 16.11.2012 tarihinde kapandığını, taşınmaz tapusunu devraldığı tarihten sonra, taşınmaz eski malikinin başka bir şahsa kefaletinden kaynaklanan borcundan dolayı hakkında ipotekli takip yapılamayacağını ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu; mahkemece şikayetin süresinde olmadığından bahisle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Şikayetçinin, takip talebine aykırı ödeme emri düzenlendiğine ve zorunlu takip arkadaşlığına ilişkin şikayeti, İİK’nun 16/2. maddesi kapsamında süresiz şikayete tabidir.
Şikayet tarihi itibarı ile şikayetçinin takip talebinde borçlu veya taşınmaz maliki olarak yer almadığı, henüz adı geçene ödeme emri düzenlerek gönderilmiş olmadığı, ancak eldeki uyuşmazlığın devamı sırasında 01.08.2014 tarihinde adına düzenlenen 9 örnek ödeme emrinin 04.08.2014 günü tebliği üzerine, 08.08.2014 günü icra dairesi nezdinde ödeme emrine itiraz ettiği görülmektedir.
Bu durumda, şikayet tarihinde henüz ödeme emri tebliğ edilmediği ve 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesinin uygulama yeri de bulunmadığı halde öğrenme tarihinin şikayet süresinin başlangıcına esas alınması doğru değildir. Kaldı ki mahkemenin kabulünün aksine, şikayetçiye kıymet takdiri raporunun tebliğ tarihi olan 23.07.2014 tarihi esas alındığında dahi, 26-27 Temmuz günlerinin hafta sonu ve 28-29-30 Temmuz tarihlerinin bayram tatiline rastladığından borçlunun 31.07.2014 günü yaptığı başvurusu İİK’nun 19/2-3. maddeleri gereğince 7 günlük sürededir.
O halde mahkemece; şikayetçinin başvuru dilekçesinde öne sürdüğü şikayet nedenlerinin esasının incelenerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken şikayet tarihinin yanılgıya dayalı 31.08.2014 olarak kabulü ile istemin süre yönünden reddine karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.