YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10492
KARAR NO : 2015/14415
KARAR TARİHİ : 26.05.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlunun ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, satış ilanı dahil tüm tebligatların …..’a tebliğ edildiği, borçlu şirketin vergi dairesine ve …’ya olan rüçhanlı borçlarından, ilanın satış şartları bölümünün 1. maddesinde belirtilmesine karşın satış anında bundan bahsedilmediği, düşmüş olan haczin yenilenmeksizin satışına karar verildiği, taşınmaz üzerinde bulunan fabrika binası içerisindeki taşınırların satışa dahil edildiği, taşınır mülkiyeti ve taşınırlara ilişkin maddelerde inceleme konusu yapılmadığı, satışın yapıldığı 12/05/2014 tarihi ile kıymet takdiri arasında geçen sürenin İİK’a aykırı olduğu, icra emrinin yetkili tasfiye memuruna tebliğ edilmediği ve mükellefiyetler listesinin temsil yetkisi olmayan kişilere tebliğ edildiği gerekçeleri ile ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmaktadır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 11., Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18.maddeleri gereğince; vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Vekil azledilmediği sürece vekalet görevi devam eder.
Somut olayda, satış ilanı tebligatının borçlu şirket vekili …..’a 20.03.2014 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçen vekilin, ilamlı takip yapılan asıl takip dosyasına dayanak ilamda vekil olarak yer aldığı, vekilin vekillikten çekildiği veya azline dair herhangi bir belge ibraz edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda satış ilanının vekile tebliğinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Öte yandan, satış ilanında nelerin yer alması gerektiği İİK’nun 126.maddesinde düzenlenmiş olup, rüçhanlı alacakların ilanda gösterileceğine ve satışa başlarken tellal tarafından duyurulacağına dair yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, taşınmazın üzerine 30.03.2012 tarihinde haciz konulmuş olup, haciz tarihi itibariyle uygulanması gereken İİK’nun 106.maddesi hükmüne göre iki yıl içinde satış istenmesi gerekmektedir. Alacaklı vekili tarafından ise 05.03.2014 tarihinde yasal iki yıllık süre dolmadan satış talebinde bulunulduğu görülmektedir.
Taşınmazın üzerinde bulunan fabrika binası içerisindeki taşınırların satışa dahil edildiği, taşınır mülkiyeti ve taşınırlara ilişkin maddelerde inceleme konusu yapılmadığı mahkemece fesih nedeni olarak kabul edilmiş ise de, satış, kesinleşen kıymet takdirine uygun olarak yapılmış olup, kıymet takdirine ve satış ilanına itiraz edilmeyerek kesinleşen hususlar ihalenin feshi nedeni kabul edilemez.
Kıymet takdiri üzerinden iki yıllık yasal süre geçtikten sonra satışın yapıldığının mahkemece fesih nedeni olarak kabul edilmesine karşın, 23.02.2013 tarihinde yapılan kıymet takdir işleminden sonra İİK’nun 128/a maddesi uyarınca iki yıllık süre dolmadan 12.05.2014 tarihinde ihalenin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Son olarak icra emrinin yetkili tasfiye memuruna tebliğ edilmediği ve mükellefiyetler listesinin temsil yetkisi olmayan kişilere tebliğ edildiği hususları da, İİK’nun 134.maddesinde sayılan ihalenin feshi nedenlerinden değildir.
Bu durumda mahkemenin fesih nedeni olarak kabul ettiği yukarıda açıklanan nedenlerin yanısıra re’sen nazara alınması gereken hususlarda da bir usulsüzlük bulunmadığı dikkate alındığında, ihalenin usule uygun olduğu anlaşıldığından, mahkemece, birleşen dosya yönünden de istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.