YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4138
KARAR NO : 2015/14322
KARAR TARİHİ : 26.05.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı vekili tarafından başlatılan çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlu vekilinin, takibin işlemsiz bırakılması nedeniyle zamanaşımının oluştuğu, hacizlerin düştüğü iddialarıyla birlikte meskeniyet şikayetinde bulunduğu, mahkemece, tüm şikayetlerin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Takip dayanağı belge kambiyo senedi niteliğinde çek olduğundan davaya konu olayda TTK’ nun 726 ve 730. maddeleri göndermesi ile aynı kanunun 662. ve 663. maddelerinin uygulanması gerekir. Borçlar Kanunu’nun 133. maddesine nazaran daha özel nitelikte bulunan ve TTK’ nun 730/18. maddesi gereğince çekler hakkında da uygulanması gereken TTK’ nun 662. maddesinde “müruruzaman; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi sebepleriyle kesilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, örnek 10 ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun icra mahkemesine açtığı borca itiraz davasında 01/02/2005 tarihli karar ile takibin hüküm kesinleşinceye kadar durdurulmasına karar verildiği, mahkemece takibin belirtilen miktar üzerinden devamına karar verildiği, kararın 06/01/2008 tarihinde kesinleştiği, ancak bu tarihten sonra alacaklı vekilinin borçlu hakkında 07/04/2008 ile 20/01/2009, 24/02/2009 ile 19/01/2010, 01/10/2010 ile 30/09/2011, 15/12/2011 ile 13/11/2012 tarihleri arasında zamanaşımını kesen bir takip işlemi bulunmadığından takip dayanağı çeke ilişkin 6 aylık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır.
O halde mahkemece İİK.nun 71/son maddesi göndermesiyle uygulanması gereken aynı Kanun’un 33/a maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan meskeniyet şikayeti yönünden mahkemenin kabulüne göre ;
İcra ve İflas Kanunda taşınmaz üzerine konulan haczin yenilenmesi diye bir müessese mevcut olmayıp, aynı takip dosyasından olsa da konulan her haciz yeni bir haciz olup borçlunun her hacze yönelik olarak şikayet hakkı vardır.
Somut olayda, borçlunun meskeniyet şikayetine konu ettiği taşınmaza son haczin 30/09/2011 tarihinde konduğu, bu hacze dair kıymet takdir raporunun borçluya 07/05/2013 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. Buna göre, borçlunun 09/05/2013 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuru, 30/09/2011 tarihli haciz yönünden İİK. nun 16/1 maddesinde öngörülen 7 günlük yasal sürede olmasına rağmen mahkemece meskeniyet şikayetinin süresinde yaplmadığının kabulü de doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Borçlu temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.