YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21914
KARAR NO : 2016/4703
KARAR TARİHİ : 15.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen … gün ve … sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı … vekili, … Köyü … ada … parselde vekil edeninin de paydaş olduğunu, taşınmazın maliklerinden “…” isimli kişinin kim olduğunun belli olmadığını, bu yerle ilgili açılan kamulaştırma davasında da …’nin kim olduğu belli olmadığından kayyımla temsil edildiğini, davacı lehine bu payla ilgili kazanma koşullarının oluştuğunu açıklayarak … adına görünen kaydın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …’ye kayyım olarak tayin edilen … Deftardarı vekili, davanın kayyıma değil … ve köy tüzel kişiliğine açılması gerektiğini, malikin tapuda belli olduğunu, kayyım tarafından yönetilen taşınmazın süre dolunca …ye geçeceğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kayyıma karşı açıldığı, yargılama sırasında …’ye yönlendirilmek istenmiş ise de sonradan davalı eklenemeyeceği, hasmın yanlış gösterildiği gerekçesi ile davanın taraf sıfatı yokluğundan reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, TMK’nun 713/2. fıkrasında yazılı üç hukuki sebepten biri olan “…maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan…” hukuki sebebine dayalı olarak ve tapu kütüğünün bu nedenle hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Tarla vasfında 3245,51 m2 miktarındaki … Köyü … ada … parselin 7/8 payı davacı … adına, diğer dava konusu 1/8 payı ise “… mirasçıları” şeklinde tapuda kayıtlı bulunmaktadır.
Bilindiği üzere, bir davanın görülebilmesi için öncelikle davada taraf teşkilinin sağlanması gereklidir. Kural olarak tapu iptali ve tescil davalarında dava kayıt malikine, kayıt ./.
maliki ölmüş ise, saptanacak mirasçılarına yöneltilerek açılır. Tapu sicilinin tutulmasından sorumlu olması ve TMK’nun 501.maddesi uyarınca son mirasçı sıfatıyla … TMK’nun 713/2.maddesine dayalı olarak açılan davalarda davalı durumunda olabilir. Kayıt maliki olarak “… mirasçıları” görünmekte olup, …’ye ait veraset ilamı da alınmış değildir. Her şeye karşın …’nin davada yer almasında Devletin hukuki yararı bulunmaktadır. TMK’nun 713/2. fıkrasında yer alan, birbirinden bağımsız üç ayrı hukuki sebeplerden birine dayanılarak açılan davalar nitelikleri gereği özel nitelikli davalar olup, kayıt malikine kayyım tayin edilmek suretiyle davanın yürütülmesi olanağı bulunmamaktadır. Daire ve Yargıtay uygulaması da bu yöndedir.
TMK’nun 713/2. maddesi uyarınca açılan tapu iptali ve tescil davalarında, taraf teşkilinin yargılama sırasında yerine getirilmesi de mümkündür. Çünkü bu tür davalar kamu düzeni ağırlıklı davalar olup, bir bakıma re’sen araştırma ve inceleme ilkesine tabi bulunmaktadırlar. Davada taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında hüküm kurulamaz (HGK’nun 22.02.2012 tarih, 2011/8-763 Esas 2012/85 sayılı kararı) TMK’nun 713/2. maddesinde belirtilen hukuki sebeplerden birine dayanılarak açılan davalarda, bu tür davaların niteliği ve özelliği gereği husumetin yargılama sırasında tamamlanması mümkündür.
Diğer yandan 6100 Sayılı HMK’nun 124. madde uyarınca “iradi taraf değişikliği” yapılması ve koşulları mevcut ise doğru hasma davanın yöneltilmesi mümkündür. Dava hatalı olarak kayyım hasım gösterilerek açılmış ise de 13.05.2015 tarihli ön inceleme duruşmasındaki beyanında davacı vekili tarafından, tarafta hata yapıldığı kabul edilmiş, bunun temsilcide hata niteliğinde olduğu, …’ye davayı yöneltmek istedikleri, …’ye tebligat çıkartılması gerektiği ileri sürülmüştür. Yukarıdaki açıklamalar karşısında davanın kayyıma karşı açılması maddi hataya dayandığından HMK 124.madde hükümleri ve TMK’nun 713/2.maddesine göre açılan davaların niteliği dikkate alınarak …’nin davaya dahil edilmesi, bundan ayrı “… mirasçıları” adına kayıtlı payın dava konusu olduğunun da gözetilmesi, taraf teşkilinin usulüne uygun şekilde tamamlanması ve sonrasında davaya kaldığı yerden devam edilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde taraf sıfatı yokluğundan redde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla …6 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.