YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10883
KARAR NO : 2015/24415
KARAR TARİHİ : 28.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’un, suç tarihinden önce kendisi gibi emlakçılık yapan katılan …’a bir arsa bulduğunu belirterek birlikte bu arsayı alıp daha sonra satarak kar elde etmeyi teklif ettiği, katılanın da uzun süredir tanıdığı sanığa güvenerek 25000 TL para verdiği, sanığın parayı aldıktan bir süre sonra parayı 27.500 TL olarak katılana iade ettiği, bu şekilde katılan nezdinde güven ve itibar kazanan sanığın tekrar katılana bir arsa bulduğunu söyleyerek bu arsayı da birlikte alma teklifinde bulunduğu, katılanın da sanığın teklifini kabul ederek söz konusu arsanın satın alınması için peyder pey toplam 183.250 TL parayı sanığa verdiği, sanığın benzer şekilde çevreden başka kişilerden de para aldığı, ancak aldığı paraları iade etmeyerek üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, katılan ve sanığın emlak işiyle uğraşıp bu bağlamda bir çok beraber iş yaptıkları, sanığın katılandan daha önceki gibi senet karşılığında emlak işi yapmak üzere para aldığı, ancak bu parayı iade etmediği, senet yönünden katılan tarafından sanık aleyhine icra takibine başlandığı, sanığın adres ve kimliğini gizlemediği, bu konuda katılanı yanıltmadığı, katılanın emlakçılık yapmakta olup kolaylıkla kandırılamayacağı ve sonuçları öngörebileceği, sanığın hileli bir hareketinin bulunmadığı, uyuşmazlığın hukuki nitelikte bulunup sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğine dair delil bulunmadığı gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.