YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/26604
KARAR NO : 2016/5319
KARAR TARİHİ : 23.03.2016
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminin Tasfiyesi
… ile … aralarındaki mal rejiminin tasfiyesi davasının reddine dair … 6. Aile Mahkemesi’nden verilen … gün ve … sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, evlilik birliği içerisinde edinilen taşınmaz yönünden mal rejiminin tasfiyesi ile alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında görülen boşanma davasında davacının maddi ve manevi tazminat, nafaka, eşya talebinin olmadığına ilişkin beyanının mal rejiminin tasfiyesinide kapsadığı ve mahkeme içi ikrar niteliğinde olduğu ve bu beyana rağmen açılan iş bu davanın TMK’nun 2. maddesi gereğince dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 08.12.2000 tarihinde evlenmiş olup; 02.02.2012 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 21.05.2013 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Boşanma davasının görüldüğü … 3. Aile mahkemesi’nin … sayılı dosyası kapsamında beşinci celse alınan taraf beyanlarında davacı “eşimden boşanmak istiyorum, boşanmanın dışında herhangi bir talebim yoktur, çocukla kişisel ilişki kurulmasını talep ediyorum. Maddi ve manevi tazminat, nafaka, eşya talebim yoktur, velayet eşime verilsin” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu beyan esas alınarak davanın reddine karar verilmiş ise de gerekçe dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır.
Dava, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin olup; bu istek boşanmanın fer’i (eki) niteliğinde değildir. Taraflar arasında görülen boşanma dosyasında, davacının boşanmanın fer’i niteliğindeki taleplerinden feragat ettiği anlaşılmakla birlikte; mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı alacak hakkından feragat ettiğine ilişkin açık bir beyan bulunmadığı gibi, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin hükme esas alınan bir protokol (anlaşma belgesi) de bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece davanın kaldığı yerden devamı ile HMK’da gösterilen usuli işlemler yürütülerek alacak talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.