Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/9591 E. 2015/24581 K. 29.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9591
KARAR NO : 2015/24581
KARAR TARİHİ : 29.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Mala zarar verme suçunun kasten veya olası kast ile işlenebileceği, taksirle işlenmesinin mümkün olmadığı bilinmelidir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Katılanın … ada … parsel sayılı taşınmaza elbirliğiyle malik olduğu, sanıkların ise aynı mevkiideki sınır komşusu olan … ada … parsel nolu taşınmazın kullanıcıları oldukları, sanıkların … ada … parselle ilgili ölçüm yaptırdıkları sırada katılanın kullanmakta olduğu alanın bir kısmının … ada … parsel içinde kaldığını görmeleri üzerine, katılanın kendi arazisi içinde kaldığı zannıyla yaptırmış olduğu sınırı belirleyen 10 adet tel kazığı yan yatırdıkları ve 20 adet tel kazığı ise yerinden sökerek katılanın arazisinin içine atmış oldukları, sanıkların kendi belirledikleri sınıra ip çekmiş oldukları, sanık …’un katılanın çalışanı … vasıtasıyla … ada 78 nolu parsel içinde kalan ve müştekiye ait olduğu anlaşılan kiraz ağaçlarını keseceğinden bahisle müştekiyi tehdit ettiği iddia edilen olayda, sanıkların eyleminde mala zarar verme kastının bulanmadığı ve sanık İdris’in tehdit eyleminde bulunduğuna dair mahkumiyetine yeterli delil olmadığı gerekçelerine dayanılarak sanıklar hakkında beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 29/04/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.