YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6287
KARAR NO : 2015/24475
KARAR TARİHİ : 29.04.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Serbest meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-i bendinde serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi hali nitelikli dolandırıcılık olarak kabul edilmiş, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 65/2 maddesinde “serbest meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır” şeklinde tanımlanmış, aynı kanunun 66. maddesi ise “serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler serbest meslek erbabıdır” denilmiştir. Aynı Kanun’un 37. maddesinin 4. bendinde ise, gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle uğraşanların bu işlerinden doğan kazançların bu kanunun uygulanmasında ticari kazanç sayılacağı belirtilmiştir. Kanunda kendi nam ve hesabına mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun olarak çalışması gereken kişilerin toplumda kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri hali nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiş ise de, bu bendin uygulanabilmesi için failin serbest meslek mensubu olması ve dolandırıcılık suçunu da mesleği gereği kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlemesi gerekir.
Somut olaya gelince; Katılan … ve tanık … aşamalarda değişiklik göstermeyen anlatımları, sanıkların uyum göstermeyen savunmaları ve 27.6.2005 günlü fatura içeriğine göre, baba ve oğul olan sanıklar … ve … düşünce ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, katılan şirkete sipariş verip Ağrı İlinde bildirdikleri adrese getirilmiş olan rot balans makinalarını beraat eden sanık … dükkanına indirip satım bedelini temin etme bahanesiyle inandırarak, karşı tarafı kandıracak nitelikte hileler yapıp hataya düşürerek, sanık … önce … İlçesine sonra … İline ve daha sonra da … İline katılan ve tanığı götürdüğü, bu süreç içerisinde rot balans makinalarının indirildiği yerden bilinmeyen bir yere sanık … yardımıyla götürülmesi ve satım bedelinin ödenmemesi suretiyle haksız çıkar sağlama biçiminde gerçekleşen eylemlerinde dolandırıcılık suçunun sübuta erdiğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
… ve … Başkanlığı’nın 24.01.2007 tarihli yazı cevabından sanık … tacir sayıldığının anlaşılması karşısında; sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h maddesi yerine aynı Kanun’un158/1-i maddesi gereğince cezalandırılmaları, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 29/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.