Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/2695 E. 2015/2116 K. 28.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2695
KARAR NO : 2015/2116
KARAR TARİHİ : 28.05.2015

5846 sayılı Fikir Ve Sanat Eserleri Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi delaleti ile 5101 sayılı Kanun ile değişik 5846 sayılı Kanun’un 81/9-1-a ve 5237 sayılı Kanun’un 62/1. maddeleri gereğince 4.166,00ı Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 10/04/2008 tarihli ve 2005/1011 esas, 2008/208 sayılı kararını müteakip sanığın deneme süresi içerisinde Sulh Ceza Mahkemesinin 08/05/2014 tarihli ve 2014/218 esas, 2014/624 sayılı kararma konu uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma suçunu işlemesi nedeniyle hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi gereğince yeniden ele alınarak sanığın, 5101 sayılı Kanun ile değişik 5846 sayılı Kanun’un 81/9-1-a ve 5237 sayılı Kanun’un 62/1. maddeleri gereğince 4.166,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 20/11/2014 tarihli ve 2014/405 esas, 2014/647 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığının 16.03.2015 gün ve 18620 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2015 gün ve KYB. 2015/99556 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihi olan 18/04/2008 tarihinden itibaren denetim süresi içinde dava zamanaşımın durduğu, denetim süresi içinde yeni suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında 15/10/2001 tarihinde gerçekleştirdiği eylemden dolayı 10/04/2008 tarihli karar ile sanığın cezalandırılmasına ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş olup, hükmün 18/04/2008 tarihinde kesinleşmesinden sonra 23/11/2012 tarihinde yeni suç işlediği ve bu suçtan mahkumiyetinin 15/07/2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın mahkumiyetine esas olan 5101 sayılı Kanun ile değişik 5846 sayılı Kanun’un 81/9-1-a. maddesinde yazılı suça ilişkin cezanın nev’i ve miktarına göre 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 ve 104. maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresinin suçun işlendiği 15/10/2001 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunduğu gözetilmeden, kamu davasının bu sebepten düşürülmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğündenFikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 20/11/2014 tarihli ve 2014/405 Esas – 2014/647 Karar sayılı kararının CMK’ nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, karardaki hukuka aykırılık, sanık … hakkındaki kamu davasının düşürülmesini gerektirmekle, aynı yasa maddesinin 4-d fıkrası uyarınca; sanık hakkında açılan kamu davasının, sanık yararına olduğu anlaşılan 765 sayılı TCK’nın 102 ve 104. maddeleriyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, kararın diğer yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına, 28.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.