YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13871
KARAR NO : 2015/17824
KARAR TARİHİ : 25.06.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 14.01.2015 tarih, 2014/26724 E., 2015/578 K. sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçluya örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlunun İİK’nun 168/4-5. maddelerinde öngörülen yasal sürede icra mahkemesine başvurarak, çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek imzaya ve borca itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece yaptırılan inceleme sonucunda grafolog bilirkişi …’in düzenlediği 03.10.2012 tarihli raporunda; çekteki ciro imzasının basit büyük “S” harfi şeklinde tersim edilmiş imza olduğu ve çekteki imzalar ile borçlunun mukayeseye esas alınan imzaları arasında şekilsel benzerlik bulunmadığı açıklandıktan sonra ciro imzasının üst tarafındaki “…-…” isim yazıları ve rakamlar ile birlikte değerlendirildiğinde mukayese rakam- yazıları arasında uygunluk ve benzerlik bulunması nedeniyle …’nun eli ürünü olduğunun kabulü gerektiği bildirilmiştir.
İtiraz üzerine …’nde düzenlenen 31.05.2013 günlü raporda ise, çekteki ciranta imzasının teşhise götürecek karakteristik materyal, önemli yazı ve tanı unsuru içermeyen, karalama tarzında basit tersimli bir imza olması nedeni ile aidiyetinin ve borçlunun eli mahsulü olup olmadığının tespit edilemediğinin açıklandığı görülmüştür.
Mahkemece itiraz üzerine aldırılan Adli Tıp Raporunda her ne kadar imzanın borçluya ait olup olmadığı hakkında bir tespite gidilememiş ise de, ilk rapora üstünlük tanınması halinde borçlunun imzaya itirazının reddine, ikinci rapora üstünlük tanınması halinde ise imzanın aidiyeti konusunda oluşan belirsizliğin borçlu lehine yorumlanması sureti ile imzaya itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden ve her iki rapor arasında çelişki oluşmuştur. Ne var ki, her iki rapor da mahkemece istem üzerine alındığından raporlardan birinin diğerine üstünlüğü kabul edilemez (Hukuk Genel Kurulunun 07.10.2009 tarih ve 2009/12-382 esas, 2009/415 karar sayılı kararı). Bu durumda raporlar arasındaki çelişki giderilmelidir.
Açıklanan ilke ve kurallara uygun olarak doğan çelişkinin giderilmesi maksadı ile üç kişilik heyet tarafından yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen 28.02.2014 tarihini taşıyan ESAS NO : 2015/13871
heyet raporunda; “ …tetkik konusu çek arka yüzünde yer alan ikinci ciranta … adına atfen atılı majüskül “S” harfinden ibaret, önemli karakteristik tanı unsuru ve yazı içermeyen, basit tersimli, taklidi kolay imzanın aidiyeti ve borçlunun eli ürünü olup olmadığı hususunda herhangi bir saptamaya gidilemeyeceği” yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece; alınan ilk rapora itibar edilmemesi nedeni ile 2. rapor alındığına ve bu raporlar arasındaki çelişki usulünce aldırılan heyet raporu ile giderildiğine göre, heyet raporu esas alınarak imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda kesin bir saptamaya gidilememesi nedeni ile yasal ve yerinde bir gerekçeyle imzaya itirazın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Kaldı ki, imzaya itiraz konusunda alınacak raporda, bilirkişi tarafından tespiti ve incelenmesi gereken husus, mukayese imzalarla, tetkik konusu imzaları karşılaştırmak ve bunun neticesinde imzanın borçlunun eli ürünü olup olmadığıdır. Bunun dışında tetkik konusu imzanın mukayeseye esas olarak borçluya ait yazı ve rakamlar kullanılarak bunlarla karşılaştırılmasına gerek olmadığı gibi; bu şekilde yapılan bir değerlendirme sonucunda ulaşılan bilirkişi oy ve görüşüne dayalı olarak sonuca gidilemez. İtiraza uğrayan ve mahkemece de üstünlük tanınmayan grafolog bilirkişi tarafından düzenlenen 03.10.2012 tarihli raporda, tetkik konusu imzalarla mukayese imzaların kıyaslanmasına ve buna göre herhangi bir benzerlik bulunmadığı belirlenmesine karşın buna gerek olmadığı halde ayrıca çekteki imza ile yine çekteki borçluya atfen yazılan adı- soyad ve rakamlarla yapılan karşılaştırma sonucunda mukayese rakam- yazıları arasında uygunluk ve benzerlik bulunduğundan bahisle …’nun eli ürünü olduğunun kabulü gerektiği belirtilmiş olup sözkonusu rapor bu hali ile hükme esas alınacak nitelikte de değildir.
O halde, imzaya itirazın kabulüne ilişkin mahkeme kararı doğru olup Dairemizce onanması gerekirken, bozulduğu anlaşılmakla borçlunun karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 14/01/2015 tarih ve 2014/26724 E.-2015/578 K. sayılı bozma ilâmının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 25/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.