Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/19394 E. 2015/30449 K. 03.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19394
KARAR NO : 2015/30449
KARAR TARİHİ : 03.12.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi …tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Lehtar konumunda bulunan alacaklı tarafından (3) adet senede dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, takibe konu senetlerin (senetlerde adı bulunmayan) …a ödendiğini, senetlerin sonradan doldurularak takibe konulduğunu ileri sürerek borca itiraz ettiği, mahkemece itirazın reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK.nun 170/a-2. maddesi gereğince icra mahkemesi, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle icra mahkemesine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını veya alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re’sen inceleyerek takibin iptaline karar verebilir.
6102 sayılı TTK’nun 776/1-f maddesi gereğince, senette düzenlenme yerinin yazılı olması gereklidir. Aynı Kanunun 777/4. maddesine göre ise, düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Hukuk Genel Kurulu’nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere, tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması gerekli ve yeterli olup, ayrıca adres gösterilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.
14.12.1992 tarih ve 1991/1 E, 1992/5 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da açıklandığı üzere, kısaltılmış olarak yazılan keşide yerinin kabul edilebilmesi için, bunun belirgin ve duraksamaya mahal bırakmayacak bir yeri göstermesi gereklidir.
Somut olaya bakıldığında, takip dayanağı bonolardan 05.02.2014 düzenlenme, 10.07.2014 vade tarihli 4.000 TL bedelli bonoda düzenlenme yerinin olmadığı, düzenleyenin adı soyadı altında yazılı olan “…” adresinin belirgin bir idari birimi belirtmediği ve dolayısıyla düzenlenme yeri olarak kabulünün mümkün olmadığı anlaşıldığından, TTK’nun 776/1-f maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığı sonucuna varılmalıdır. Bu durumda, düzenlenme yeri belirlenmeyen bu belgenin kambiyo vasfı bulunmamaktadır. Borçlu, icra mahkemesine başvurusunda, senette düzenlenme yerinin bulunmadığını ileri sürmemiş ise de, Hukuk Genel Kurulu’nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararı ile de benimsendiği üzere, İİK’nun 170/a-2. maddesi gereğince bu hususun icra mahkemesince res’en nazara alınması zorunludur.

Bu durumda, mahkemece, kambiyo vasfını haiz bulunmayan 05.02.2014 düzenlenme 10.07.2014 vade tarihli 4.000 TL bedelli senet yönünden İİK’nun 170a.maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, istemin tümden reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.