Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/10289 E. 2015/24563 K. 29.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10289
KARAR NO : 2015/24563
KARAR TARİHİ : 29.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan … ve … müdafiin; sanıklardan … hakkında mala zarar verme suçundan verilen temyiz isteminin reddine dair ek kararın usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen, süresi içerisinde red kararı temyiz edilmediğinden, temyiz incelemesinin sanık … hakkında tehdit suçundan verilen beraat hükmü ve sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile sınırlı olarak yapılmasına karar verilerek yapılan temyiz incelemesinde;
1-Sanık … hakkında hakaret suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığı, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı katılan sanıklar müdafinin yaptığı itirazı üzerine, … Ağır Ceza Mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda verdiği red kararı ile verilen hükmün kesinleştiği anlaşıldığından, katılan sanıklar müdafinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık … hakkında tehdit suçundan verilen beraat hükmünün temyizi incelenmesinde;
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Olay günü … Apartamanında ikamet eden şikayetçiler … ve … kardeşler ile komşuları olan temyiz dışı sanıklar … ve … arasında sorunlar bulunduğu, sanık …’ün “bıçak getireyim mi baba, cezasını ben mi vereyim” demek suretiyle tehditte bulunduğu iddia edilen olayda, sanığın atılı suçu işlemediği yönündeki savunması karşısında, katılan sanıkların iddiası dışında, sanığın atılı suçu işlediğine dair, mahkumiyeti yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanıklar müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 29/04/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.