Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/20258 E. 2015/17721 K. 02.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20258
KARAR NO : 2015/17721
KARAR TARİHİ : 02.06.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı bankadan Konut kredisi kullandığını, kendisinden dosya masrafı adı altında tahsil edilen ıslahen 3.425,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir,
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı davalı bankanın, kullanmış olduğu Konut Kredisi nedeniyle haksız tahsil ettiği bedellerin tahsili için eldeki davayı açmış olup davadan önce davalı bankayı temerrüte düşürdüğüne ilişkin dosyada delil ve bilgi bulunmamaktadır. Davacı dava dilekçesi ile 3.001,00 TL talepte bulunmuş, 20.01.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile 424,00 TL talebini artırarak davasını ıslah etmiştir. Mahkemece kabul edilen miktarın 3.001,00 TL’sine dava tarihinden; 349,00 TL’sine ise ıslah tarihi olan 20.01.2015 tarihinden itibaren avans faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nın 438/7. maddesi gereğidir.
3-Dosyaya sunulan vekâletnameden anlaşılacağı üzere davalı taraf kendini vekille temsil ettirmiştir. Mahkemece, yürürlükte bulunan AAÜT ‘ye göre, reddedilen miktar olan 75,00 TL üzerinden davalı lehine 75,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı yararına vekâlet ücreti ttakdir edilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılması gerekmeyip hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nın 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan (1) nolu bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bent gereğince temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün 1. no’lu bendinde yer alan “Davanın kısmen kabulüne, 3.350,00 TL nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ” ifadesinin çıkartılarak yerine “ Davanın kısmen kabulüne, 3.350,00 TL’den 3.001,00 TL’nin dava, 349,00 TL’nin ise ıslah tarihi olan 20.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine”, (3) nolu bent gereğince temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümüne 6. bent eklenerek “Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 75,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” söz ve rakamlarının yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 02/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
B