YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9515
KARAR NO : 2015/14589
KARAR TARİHİ : 28.05.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
Şikayetçi borçlu icra mahkemesine başvurusunda; satış ilanının kendisine usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiş, mahkemece şikayetin reddine karar verilmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun “Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat” başlıklı 16. maddesinde; “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.”, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesinde ise; “Kendisine tebligat yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır” hükümleri yer almaktadır.
Şikayetçi borçlu … adına çıkartılan satış ilânının, 18.12.2013 tarihinde, dağıtıcı tarafından; “kendisine verilmek üzere birlikte sakin eşi Yasemin Peker imzasına tebliğ edildi.” şerhi ile Tebligat Kanunu’nun 16. maddesine göre tebliğe çalışıldığı, ancak muhatabın (borçlunun) adreste bulunup bulunmadığı tespit ve tevsik edilmeksizin tebligatın doğrudan aynı konutta oturan eşine verildiği görülmektedir. Yapılan tebligat yukarıda anılan yasal düzenleme ve yönetmelik hükümlerine aykırı olup, bu haliyle borçluya yapılan satış ilanı tebliğ işlemi usulsüzdür.
İİK’nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
O halde mahkemece, borçlunun şikayetinin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.