YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/40470
KARAR NO : 2015/34951
KARAR TARİHİ : 01.12.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya vekaleten ortaklığın giderilmesi davası açılması amacıyla, davalı ile aralarında 05.02.2008 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi imzalandığını, 07.02.2008 tarihinde ise kendisine vekaletname verildiğini, bunun üzerine .. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin …Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açtığını, hiçbir haklı sebep yok iken, davalının… Noterliği’nin 16.04.2010 tarihli azilnamesi ile kendisini azlettiğini, bununla birlikte, davalının, sözleşmede belirlenen vekalet ücretini ve ortaklığın giderilmesi davasında hükmedilen karşı yan vekalet ücretini kendisine ödemediğini, bahse konu vekalet alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattığı icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, vaki itirazın iptali ile davalının takip konusu borcu faizi ile ödemesine ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına davalının yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız azil nedeniyle vekalet ücretinin tahsili amacıyla davacı tarafından başlatılan…İcra Müdürlüğü’ne ait …Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup; davacı davalının kendisini haksız olarak azlettiğinden bahisle aralarında akdedilen yazılı ücret sözleşmesine göre hesaplanacak olan vekalet ücreti ve … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin…s sayılı dosyasında hükmedilen karşı yan vekalet ücretinin tahsili amacıyla başlattığı takibe itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı, davacının dosya hakkında bilgi sunmaktan ve telefonlara cevap vermekten kaçınması, agresif tavırlar sergilemesi sonucunda davacıyı haklı olarak azlettiğini savumuş, Mahkemece; davacı ücretinin ortaklığın giderilmesi davasına konu taşınmazın satış bedelinin dava sonunda peşin olarak ödenmek üzere %15 olarak belirlendiğini, bunun satış işleminin tamamlanmasından sonra anlaşılabileceğini, davacının davalı tarafından azledilmesi karşısında davacının alacağını belirlenebilir ve muaccel hale getirmek zorunda olduğunu, ancak davacının alacağını belirleyip ve davalının temerrüdünü sağlayacak işlemleri yerine getirmediği, ortada miktarı belirlenmiş ve muaccel bir alacak olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, azlin haklı olup olmadığı ve bunun sonucunda davacının talep ettiği vekalet ücreti alacağının muaccel olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Avukatlık Kanunu’nun, 174. maddesinde, “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez” hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir. Buna karşılık haksız azil halinde ise avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahiptir.
Bu açıklamalardan sonra dava konusu olaya bakılacak olursa; taraflar arasında 05.02.2008 tarihinde vekalet sözleşmesinin imzalandığı, 04.02.2008 tarihinde vekalet verildiği, bunun üzerine davalıya vekaleten davacı vekili sıfatıyla …Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/1192 Esas sayılı dosyasına konu ortaklığın giderilmesi davası açıldığı, 18.02.2010 tarihinde söz konusu dosyada davanın kabulüne karar verildiği, vekalet ilişkisinin ise 16.04.2010 tarihinde azille sona erdiği anlaşılmaktadır….Sulh Hukuk Mahkemesi’nin … Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasına ilişkin, dosya içerisinde mevcut bulunan duruşma tutanakları incelendiğinde, davacının tüm duruşmalara katıldığı ve 18.02.2010 tarihli duruşmada davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür. Esasen, davalının cevap dilekçesinde yer alan beyanlarına göre de, davacının davayı sonuna kadar takip ederek emek sarf ettiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davalı her ne kadar soyut beyanlarla, davacının dosya hakkında bilgi sunmaktan ve telefonlara cevap vermekten kaçınması, agresif tavırlar sergilemesi sonucu davacıyı haklı olarak azlettiğini savumuş ise de dosya kapsamı itibariyle bu husus yasal delillerle ispat edilememiştir.
Hal böyle olunca davacının haksız olarak azledildiğinin kabulü gerekir. Bu durumda haksız azil nedeniyle davacının vekalet ücreti alacağı muaccel hale gelmiştir. Taraflar arasında imzalanmış olan 05.02.2008 tarihli avukatlık ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin 2.maddesinde; “Avukata bu işten ötürü izale-i şuyu davasına konu edilen ilgili gayrimenkulun satış bedelinin %15’i oranında vekalet ücreti, dava sonunda peşin olarak ödenmek üzere taraflarca kararlaştırılmıştır…” şeklinde düzenleme yapıldığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, az önce sözü edilen sözleşmenin 2. maddesi gereği, davacının, taşınmazın belirlenecek olan satış değeri üzerinden hesaplanacak akdi vekalet ücretine ve …Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından davalı lehine hükmedilen karşı yan vekalet ücretine hak kazanacağı gözetilerek karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda dökümü yazılı 2,50 TL kalan harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, 01/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verild.