YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6770
KARAR NO : 2015/299
KARAR TARİHİ : 21.01.2015
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dairemizin … gün, … Esas, … Karar sayılı bozma ilâmında davalı defterleri üzerinde 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 39. maddesi uyarınca sözleşmede imzası bulunanların yaptığı işlemlere onay vermek suretiyle benimsenip benimsenmediği ve sözleşme konusu işlemlerin kabul edilip edilmediği, ayrıca davalı aleyhine delil niteliği olup olmadığı inceletilerek sonucuna göre gerektiğinde, yemin teklif hakkı bu incelemeler sonucunda yeterli kanıt bulunmadığında hatırlatılmak suretiyle hükme varılması gereğine işaret edilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak davalı defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişiye inceleme yaptırılmış ve bozmadan önceki yargılama da davacı, hatırlatılmasına rağmen yemin teklif etmeyeceğini beyan ettiğinden yemin teklif etme hakkı hatırlatılmayarak dava sonuçlandırılmıştır. Mahkemece bozmaya uyulduğundan, bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usuli kazanılmış hak oluşturacağından bozma uyarınca inceleme yaptırılması zorunludur.
Davacı tarafça bozmadan önce yapılan yargılamada yemin teklif etme hakkının kullanmayacağı açıkça beyan edilmiş olduğundan, yemin teklif hakkının hatırlatılmasında isabetsizlik bulunmamakta ise de; mahkemece davalı defterleri üzerinde inceleme yapan mali müşavir bilirkişiden, sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 39. maddesi uyarınca davalının, sözleşmede imzası bulunan kişilerin yaptığı işlemlere onay vermek suretiyle, benimseyip benimsemediği ve sözleşme konusu işlemleri kabul edip etmediği ve bunun sonucu olarak yetkili temsilcilerce imzalanmayan sözleşmelerin davalıyı bağlayıp bağlamayacağı konusunda ek rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak eksik incelemeyle davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 21.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.