YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1492
KARAR NO : 2015/313
KARAR TARİHİ : 22.01.2015
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, davacı yükleniciye iş bedeli ödemesi yapılırken kesilen gecikme cezasının davalı idareden tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece ıslah da dikkate alınarak davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece hüküm altına alınan alacak miktarına 12.02.2010 tarihli idarece düzenlenen gecikme cezasına ilişkin fatura tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 101/I. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğinden temerrüt ihtarla tanınan ödeme süresinin sonunda veya aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca borcun ifa edileceği gün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmişse o tarihte oluşur. Borçluya gönderilecek ihtarda açıkça istenilen para borcunun miktar olarak gösterilmesi ve bunun ödenmesinin istenmesi gerekir.
Dosya kapsamında yeralan davacı yüklenicinin 18.02.2010 tarihinde davalıya gönderdiği yazı içeriğinde, kesilen gecikme cezası miktarının açıkça belirtildiği, yazının sonuç kısmında da süre verilerek davalıdan ödeme talep edildiği, bu hali ile yazının davalıyı temerrüde düşürücü nitelikte olduğu görülmektedir. Anılan yazının davalı idare kayıtlarına 18.02.2010 tarihinde girdiği anlaşılmakla, bu tarihe yazıda ödeme için davalıya tanınan 7 günlük süre eklendiğinde 26.02.2010 tarihinde davalının temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. O halde hüküm altına alınan alacağa 26.02.2010 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, idarece düzenlenen fatura tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamıştır. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3 maddesinin yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın faiz başlangıcı yönünden düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın hüküm kısmının ikinci satırında yer alan “12.02.2010” tarihinin karardan çıkarılarak yerine “26.02.2010” tarihinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 03.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.