YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19841
KARAR NO : 2015/12188
KARAR TARİHİ : 15.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’in gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı … sahip olduğu %50 hissesinin satışı için 04.08.2011 tarihinde verdiği vekalete istinaden davalının bu hisseleri 29.08.2011 tarihinde noterden dava dışı …’na sattığını, hisse devir bedeli 50.000.00.TL olarak belirtilmiş ise de, hisseyi satın alan …’nın, davalıya banka aracılığıyla 16.06.2011 tarihinde 174.500.$, 01.08.2011 tarihinde 124.785.$ ve 26.08.2011 tarihinde 124.785.$ olmak üzere toplam 424.320.$ ödeme yaptığını ancak bu paranın kendisine ödenmediğini daha sonradan …tarafından kendisine gönderilen ihtarname ile öğrendiğini ileri sürerek şimdilik 424.320.$ karşılığı 770.013.TL’ nın, (174.500.$,’ nın 16.06.2011 tarihinde, 124.785.$’ ın 01.08.2011 tarihinde, 124.785.$’ ın 26.08.2011 tarihinde ödendikleri dikkate alınarak) ödeme tarihlerden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, öncelikle davacı tarafından verilen vekaletnameden önce kendi hesabına gönderilen paraların hisse devri ile bağlantısının bulunmadığını ayrıca dava dışı … tarafından satıştan önce banka aracılığıyla gönderilen paraların hisse devrinden kaynaklanmadığını da savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 424.320.$ karşılığı 770.013.00.TL’ nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile, dava tarihinden öncesi için 424.320.$’ ın hisse devir tarihi olan 29.08.2011 tarihinden dava tarihine kadar devlet bankalarının bir yıl vadeli USD mevduatına uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faizin, davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Her ne kadar Mahkemece, davaya konu davacının dava dış… %50 hissesinin davalı tarafından 04.08.2011 tarihinde verilen vekalete istinaden 29.08.2011 tarihinde noterden dava dışı …’ na satılması nedeniyle hisse satış bedeli olarak noterde yapılan ve hisse devir sözleşmesinde devir bedeli olarak gösterilen 50.000.00.TL yerine dava dışı … tarafından davalıya banka aracılığıyla 16.06.2011 tarihinde 174.500.$, 01.08.2011 tarihinde 124.785.$ ve 26.08.2011 tarihinde 124.785.$ olmak üzere gönderilen toplam 424.320.$ hisse devir bedeli kabul edilerek 424.320.$ karşılığı 770.013.00.TL’ nın tahsiline karar verilmiş ise de; İleri sürülüş şekli ve dayanılan olgular çerçevesinde, davacının bu davadaki alacak isteminin, vekalet görevinin kötüye kullanılması, özellikle de, vekilin özen ve sadakatle iş görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranılması hukuksal nedenine dayandırıldığı çok açıktır. Gerçekten de vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. (Türk Borçlar Kanunu madde 506/2., mülga B.K. md. 390/2) Eş söyleyişle, müvekkilin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. (TBK. md.508., mülga B.K.md. 392/1) Vekilin hesap verme yükümlülüğüne, üçüncü kişilerden aldığı değerler evleviyetle dahildir. Belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması halinde vekilin, müvekkile karşı, onun bu yüzden uğradığı zararı tazmin yükümlülüğünün ortaya çıkacağı da çok açıktır. Bu ilke ve kurallar altında somut olaya bakıldığında davalının gerek hesap verme ve gerekse, özen ve sadakatle iş görme yükümlülüklerine aykırı davranıp davranmadığının saptanabilmesi için, hissenin geçerli bir şekilde devrinin sağlandığı 29.08.2011 tarihindeki koşullar ve özellikle hissenin o tarihteki rayiç değeri göz önünde tutulmalıdır. Mahkemece, öncelikle hissenin davalı tarafından üçüncü kişiye vekaleten noterden geçerli bir şekilde devrinin yapıldığı 29.08.2011 tarihi itibariyle gerçek rayiç değerinin konusunda uzman ve ticari şirket hisseleri alanında uzman bilirkişi heyeti marifetiyle taraf ve yargı denetimine esas olacak şekilde belirlenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 13.150,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.