Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/7311 E. 2015/5316 K. 09.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7311
KARAR NO : 2015/5316
KARAR TARİHİ : 09.07.2015

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, suç eşyasının satın alınması ve kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Suça sürüklenen çocuk … hakkında 23.02.2010 tarihinde işlenen hırsızlık suçundan kurulan beraat hükmünün temyiz incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen beraat kararının gerekçesine yönelik bir temyiz isteği bulunmadığı ve beraat kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığından suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’nun 317.maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
2- Suça sürüklenen çocuk … hakkında 23.02.2010 tarihinde işlenen hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’nun 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317.maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
3- Suça sürüklenen çocuk … hakkında suç eşyasının satın alınması ve kabul edilmesi suçundan, suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında 08.02.2010 tarihinde işlenen hırsızlık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Suça sürüklenen çocukların eylemleri 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde yazılı hırsızlık suçunu oluşturduğu halde, suça sürüklenen …’un suç eşyasının satın alınması ve kabul edilmesi suçundan, diğer suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın ise aynı yasanın 141/1 .maddesinden mahkumiyetine karar verilmesi,
b) Suç tarihinde 18 yaşından küçük olup ve adli sicil kaydına göre de daha önce hapis cezasına mahkum olmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının TCK’nın 50/1 maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlara çevrilmemesi suretiyle TCK’nın 50/3 maddesine muhalefet edilmesi,
c) Suç tarihlerinde eylemlerin gece sayılan zaman dilimlerinde işlendiğinin anlaşılması karşısında, hırsızlık suçundan hükmedilen cezaların 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi uyarınca arttırılmaması,
d) Suça sürüklenen çocuk …’ın ceza aldığı her iki eylem arasında geçen süre dikkate alındığında, eylemlerin teselsül oluşturacağı, zincirleme suç hükümleri uyarınca sanığın bir kez mahkumiyeti ile cezasının 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi ve suça sürüklenen çocuk hakkında 23.02.2010 tarihli eylemi nedeniyle aldığı ceza kesin olmakla, 08.02.2010 tarihli eylemi nedeniyle hükmedilecek cezanın 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi ile arttırılması sonucu bulunacak sonuç cezadan daha önce kesinleşen cezası düşürülmek suretiyle bulunacak fark cezanın infaza verilmesi gerekmesi,
e) Suça sürüklenen … davaya konu eylemlerden 23.02.2010 tarihli olayda olduğunu belirterek suçunu ikrar ettiği ve 08.02.2010 tarihli olayda ise kendisinin olmadığını belirttiği halde, savunmanın aksi yöndeki delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıklanmadan, 23.02.1010 tarihli eylem nedeniyle beraat kararı verildiği ve verilen kararın aleyhe temyiz olmaması nedeniyle kesinleştiği hükümde, suça sürüklenen çocuk hakkında savunmanın tam aksi yönde 08.02 .2010 tarihli eylem nedeniyle aleyhe delillerde denetime olanak verecek şekilde gösterilmeden mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar …, … ve … müdafilerinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine suretiyle kazanılmış hakkın korunmasına, 09.07.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.