YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/38515
KARAR NO : 2016/6977
KARAR TARİHİ : 19.04.2016
MAHKEMESİ : … Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Müştekinin evinin bahçesinde bulunan ahıra girmek suretiyle gerçekleştirilen eylem nedeniyle, sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
I-Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın temyizi olanaklı bulunmayıp aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olduğu ve CMK’nun 264/1. maddesi uyarınca sanıklar … … ve … … yönünden yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın haklarını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 264/2. maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye, Mahkemesince iletilmek üzere dosyanın incelenmeden İADESİNE,
II-Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında; verilen kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … … ve … …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 53/1 maddenin uygulanmasına’’ ilişkin bölümlerin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dosya içeriği ve 08.03.2011 tarihli olay yeri inceleme tutanağına göre; müştekinin evinin bahçesinde ve eve 10 metre uzaklıkta bulunan ahırdan gerçekleştirilen hırsızlık eyleminin, TCK’nın 142/1-b. maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle aynı Kanunun 142/2-g. maddesinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … … ve … …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 19.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.