YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4242
KARAR NO : 2015/14392
KARAR TARİHİ : 26.05.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Borçlular … ile …’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlular … ile …’ın temyiz itirazlarının reddine,
2-Borçlu … yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Genel haciz yoluyla başlatılan takipte, borçlu … sair itiraz nedenleri ile birlikte, takip tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olduğunu, adına takip yapılamayacağını, kayyım …’ın yalnızca şirket ortaklığını temsil ile ilgili sınırlı yetkilendirildiğini, ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece borçlunun takip aşamasında 18 yaşını doldurduğu, kayyıma ödeme emrinin tebliği ile süresinde borca itiraz edildiği kabul edilerek takip ehliyetine yönelik şikayetin menfaat yokluğundan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Hukuk davalarında olduğu gibi, icra takibinin taraflarının da taraf ehliyetine sahip olmaları gerekir. Dava ve takip ehliyeti, kişinin bizzat veya temsilcisi aracılığıyla bir davada veya takipte usul veya takip işlemlerini yapabilme ehliyetidir. Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olan bütün gerçek veya tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptir. Ayırdetme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar bazı istisnai (kişiye sıkı surette bağlı haklarını kullanmada; TMK.nun 453, 462/7, 359, 455.maddelerindeki) hallerde dava ve takip ehliyetine sahiptirler. Bu durumlar dışında ayırdetme gücüne sahip küçükler ve kısıtlıların dava ve takip ehliyetleri yoktur. Bu nedenle taraf ehliyeti olmayanlar tarafından başlatılmış veya taraf ehliyeti olmayanlara karşı başlamış veya devam edilmiş icra takipleri ve takip işlemleri geçersizdir. Anılan kişilerin, istisnai haller dışındaki dava ve takiplerde kanuni temsilcileri tarafından temsil olunmaları zorunludur.
Takip ehliyeti yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre kamu düzenine ilişkin olduğundan her zaman (süresiz) şikayet yolu ile ileri sürülebilir. İcra müdürü ve icra mahkemesi bu işlemlerin geçersizliğini kendiliğinden (re’sen) gözetmelidir.
Borçlunun ilamsız icra takibinde, icra dairesinde borca itiraz etmiş olması, icra mahkemesinden şikayet yoluyla takip ehliyeti yokluğu nedeniyle takibin iptalini istemesine engel teşkil etmez, borçlunun özetlenen talepte bulunmasında hukuki yararı vardır.
O halde mahkemece, borçlu …’ın takip tarihinde 18 yaşından küçük olduğu (ergin olmadığı) kabul edildiğine göre, takip talebinde kendi adına asaleten, borçlu … adına kayyum olarak borçlu gösterilen …’ın, …’ı takip tarihi itibariyle takipte temsile yetkisi olup olmadığı araştırılarak, anılan şikayet ile ilgili işin esasına yönelik hüküm kurmak gerekirken, takip ehliyetine yönelik şikayetin menfaat yokluğundan reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu … yönünden temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.