Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/16637 E. 2015/30907 K. 08.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16637
KARAR NO : 2015/30907
KARAR TARİHİ : 08.12.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı… tarafından, borçlular… ve … aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatılmış, alacaklının talebi üzerine borçlu şirketin haczi kabil malı bulunmadığı gerekçesiyle şirket ortaklarından …’na örnek 10 numaralı ödeme emri tebliğ edilmiş, adı geçen borçlu icra mahkemesine başvurusunda, takipte taraf olarak gösterilmediğini ve şirketin borcundan dolayı sorumlu olmadığını ileri sürerek takibin durdurulmasını talep etmiş, mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesi ile haciz tarihi itibariyle borçlu şirketin aktifinin, borcu karşılamaya yeter olmadığı tespit edildiğinden itirazın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, 12.7.2010 tarihinde başlatılan takipte, muteriz borçlunun ödeme emrinde borçlu olarak yer almadığı, takibin kollektif şirket ve takip konusu senedin diğer borçluları hakkında başlatıldığı, takibin borçlu şirket hakkında kesinleşmesinden sonra şirket adresinde yapılan 09.8.2010 tarihli fiili haciz sırasında, şirketin kapanmış olduğu ve hacze kabil mal bulunamadığının tespit edildiği, alacaklı vekilinin 10.8.2010 tarihli talebi ile kollektif şirketin ortağı olan …’na ödeme emri gönderilmesinin talep edildiği ve 04.9.2010 tarihinde adı geçene ödeme emrinin tebliğ edildiği görülmüştür.
6762 sayılı …nun 178/1. maddesinde; “Kollektif şirketlerde ortaklar şirketin borç ve taahhütlerinden dolayı müteselsilen ve bütün mallarıyla sorumludurlar”, hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun’un 179. maddesinde de; “Şirketin borç ve taahhütlerinden dolayı birinci derecede şirket mesuldür. Şu kadar ki şirkete karşı icra takibi semeresiz kalmış veya şirket herhangi bir nedenle sona ermiş ise yalnız ortak veya ortakla birlikte şirkete dava açılabilir” düzenlemesi yer almaktadır.
Bu durumda, yukarıda açıklanan yasal dayanaklardan da anlaşılacağı üzere; kollektif şirketin borçlarından dolayı birinci derecede şirket sorumlu olup, ortaklara müracaat hakkı ancak 6762 sayılı …’nun 179. maddesinde yazılı şartların tahakkuku halinde mümkün olup, haciz sırasında borçlu şirketin haciz mahallinde bulunmaması yada mahkemece alınan raporda belirtilen hususlar nedeniyle semeresiz kalan bir takipten söz edilemeyeceği gibi şirket hakkında verilmiş bir ihtiyati haciz kararı da bulunmadığından ve şirket hakkındaki takip semeresiz kalmış olsa dahi öncelikle şikayetçi şirket ortağı hakkında yeni bir icra takibi yapılması gerekirken, …nun 179/1 maddesi hükmüne aykırı olarak doğrudan şikayetçinin şirket hakkında başlatılan takibe dahil edilmesi doğru değildir.
SONUÇ : Şikayetçilerin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.