Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2014/9967 E. 2015/1687 K. 19.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9967
KARAR NO : 2015/1687
KARAR TARİHİ : 19.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 11.12.2013 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 27.02.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Davacılar, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1956/316 Esas, 1956/423 Karar sayılı ilamında hudutları belirtilen alana kendileri aleyhine elatmanın önlenmesine karar verildiğini, Kadastro Mahkemesinin 1997/3 Esas, 1998/26 Karar sayılı ilamı ile Asliye Hukuk Mahkemesi kararı esas alınarak … ili, … köyünde kain .. ada … parsel, … ada … parsel, … ada … ve … parsel sayılı taşınmazlar yönünden intifa hakkının … Köyü Tüzelkişiğine ait olduğunun tapu kayıtlarına şerh edildiğini, ancak asliye hukuk mahkemesinde karara bağlanmamış parseller yönünden de Kadastro Mahkemesi tarafından karar verildiğini ileri sürerek … Asliye hukuk mahkemesi ile … Kadastro Mahkemesinin dosyalarının celbi ile mahallinde keşif yapılarak elatmanın önlenmesini, tapuya verilen şerhin kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Mahkemece talep sonucunun dava konusu taşınmazların belirleyici özelliklerini içerecek şekilde açıklanması için davacılar vekiline kesin süre verildiği ancak davacı köylerin verilen kesin süre içinde taleplerini açıklamadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de davacı köyler tarafından ilgili dava dosyalarında kesinleşen mahkeme kararlarının tarih ve numaralarının bildirildiği, çekişme konusu alanların yüzölçümlerinin çok fazla olduğu ayrıca taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu yerlerin ancak mahkemece yapılacak keşif sonucu bilirkişilerce ölçüm yapılarak ve kroki düzenlenerek belirlenebileceği, bu şekilde verilecek kararla davacı köylerin hak kaybına uğrayacağı kuşkusuzdur.
Bu itibarla mahkemece mahallinde bilirkişiler marifetiyle keşif yapılmak suretiyle ilgili dava dosyalarındaki krokiler zemine uygulanarak, tarafların gösterdiği belge ve deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.