Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/10794 E. 2015/4790 K. 17.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10794
KARAR NO : 2015/4790
KARAR TARİHİ : 17.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Dosya kapsamına göre, müştekinin suça konu kamyonun olay günü 03.00 ile 06.00 saatleri arasında çalındığını beyan ettiği, UYAP sorgulamasında suç tarihinde güneşin yaz saati uygulaması da dikkate alındığın 06.33 te doğduğu, TCK nın 6/1-e maddesine göre saat 05.33’e kadar olan zaman diliminin gece olarak kabul edilmesi gerektiği, atılı suçun gece sayılan vakitte gerçekleştiğinin kesin olarak belli olmaması nedeniyle, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince eylemin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, atılı suçtan kurulan hükümde TCK’nın 143. maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
2-Sanığın tekerrüre esas alınan hükümlülüğünün TCK’nın 142/1-f maddesinde düzenlenen elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçuna ilişkin olduğu, söz konusu ilamla ilgili olarak 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 82. maddesi ile TCK’nın 142/1-f. maddesinin yürürlükten kaldırılması, 83. maddesi ile karşılıksız yararlanma suçu kapsamında yeniden suç olarak düzenlenmesi, 84. maddesinde karşılıksız yararlanma suçu yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ve geçici 2/2. maddesinde de kesinleşen hükümler yönünden zararın yasada belirlenen koşul ve sürede karşılanması durumunda verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kalkacağının ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas başkaca da ilamının bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi ile uygulama yapılamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanığın sabıka kaydı ve sonuç ceza miktarı göz önüne alınmak suretiyle, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 1-hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, aynı yasanın 142/1-b maddesi gereğince sonuç cezanın 3 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi ile 2-hüküm fıkrasından TCK nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
1-Sanığın, yüklenen suçu işlediğine ilişkin, aynı eylem nedeniyle birlikte yargılandığı diğer sanık …’in, suç atma niteliğinde kalan ve sanık tarafından kabul edilmeyen anlatımları dışında, hükümlülüğüne yeterli, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de,
2-Dosya kapsamına göre, müştekinin suça konu kamyonun olay günü 03.00 ile 06.00 saatleri arasında çalındığını beyan ettiği, UYAP sorgulamasında suç tarihinde güneşin yaz saati uygulaması da dikkate alındığın 06.33 te doğduğu, TCK nın 6/1-e maddesine göre saat 05.33’e kadar olan zaman diliminin gece olarak kabul edilmesi gerektiği, atılı suçun gece sayılan vakitte gerçekleştiğinin kesin olarak belli olmaması nedeniyle, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince eylemin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, atılı suçtan kurulan hükümde TCK’nın 143. maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 17.3.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.